<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sakarya hikaye arşivleri - Kültür Sakarya</title>
	<atom:link href="https://kultursakarya.com/tag/sakarya-hikaye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kultursakarya.com/tag/sakarya-hikaye/</link>
	<description>Sakarya&#039;da kültür sanatın merkezi! Etkinlik takvimi, tiyatro, sinema yorumları, gezi önerileri, spor haberleri, edebiyat içerikleri, üniversite toplulukları ve faaliyetleri... Kısacası kişisel gelişimine fayda sağlayacak her şey! Hadi durma aramıza katıl!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Jun 2022 18:03:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://kultursakarya.com/wp-content/uploads/2021/10/kultursakarya-favicon-logo-150x150.png</url>
	<title>sakarya hikaye arşivleri - Kültür Sakarya</title>
	<link>https://kultursakarya.com/tag/sakarya-hikaye/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kırılınca Bir Büyük Ayna</title>
		<link>https://kultursakarya.com/kirilinca-bir-buyuk-ayna/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/kirilinca-bir-buyuk-ayna/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Meryem Tetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2022 18:03:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Tetik]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3888</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8216;Kırılınca bir büyük ayna, şarkılar da yarım kaldı.&#8217;&#160; Elinde tuttuğu...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/kirilinca-bir-buyuk-ayna/">Kırılınca Bir Büyük Ayna</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8216;Kırılınca bir büyük ayna, şarkılar da yarım kaldı.&#8217;&nbsp;</p>



<p>Elinde tuttuğu altın işlemeli, çerçeveli aynadaki suretine bakarak nerede okuduğunu hatırlayamadığı şiirin birkaç dizesini tekrar edip duruyordu. Kırılınca bir büyük ayna. Kırılınca bir ayna. Ne olurdu kırılınca bir ayna? Donuk, ifadesiz, duygusuz ve soğuk, bakıyordu bölük pörçük suretine. Artık kırılmadan önce ve kırılmadan sonra diye ikiye bölecekti yaşamını bu ayna, kırık ayna. </p>



<p>***</p>



<p>Bir yaz gününün akşamüstü; bahçede ötüşen ardıç kuşları, ılık esen bir rüzgar, rüzgarın hafif hafif çarptığı suret. Bu suret oturduğu taraçada, dingin bir edayla ve ara sıra gözlerini yumarak gösterdiği memnuniyetiyle kabul ediyordu rüzgarı. Ruhuna tanıdık gelen; sevdiği ama hiç dinlemediği bir ezgiyi uzak ülkelerden getiriyordu sanki.</p>



<p>Yumulmuş gözleri, yaklaşan ayak sesleri ile aralandı. Başı, sesin geldiği yöne doğru meyletti ama ayaklar çoktan varmıştı yanına. Leyla. Başını kaldırıp gördüğü tebessümle kıvrıldı dudakları, gülercesine. Oturmasını teklif eden bir el hareketiyle yanındaki sandalyeyi Leyla&#8217;ya gösterip derin bir iç çekişle; &#8220;İçime mutlulukla karışık bir hüzün çöküyor, sanki bu havalarda ruhum yeniden üfleniyor.&#8221; dedi. </p>



<p>Yüzündeki tebessümü eksiltmeden; &#8220;Yapma Allah aşkına. Sen hep böyle hissedersin, havaların bir suçu yok. Doğarken hüzne bulamışlar seni.&#8221; diyerek yanıtladı Leyla.</p>



<p>Doğruydu, hüzün göbek adı haline gelmişti. Bu doğruluğu Leyla&#8217;dan işitmek, garip bir ürpertiyi boyun kıvrımlarında duyumsamasına neden oldu. Onu ne kadar da iyi tanıyordu oysa. Bunu düşünmek hoşuna gitti.&nbsp;</p>



<p>***</p>



<p>Mutfağın küçük penceresinden, bahçede dönenip duran rüzgar gülüne bakarak rüzgarın şiddetini anlamaya çalışıyordu. Mevsimin son demleri. Havaya gri bulutlar tutturulmuş gelecek yağmurun haberini veriyordu adeta. Ne olurdu da biraz daha kalsaydı içini ısıtan bulutlar? Her şeyin bir sonu vardı oysa. Bu mevsimin de sonu gelmişti. Gelecek mevsimin bir sonu vardı, öteki mevsimin de. Ve hatta kendi yaşamının da bir sonu vardı, Leyla&#8217;nın da. &#8216;Her son yeni bir başlangıç.&#8217; diyenler türemişti bir zamanlar. Her son yeni bir başlangıç olabilir miydi? </p>



<p>***</p>



<p>Elindeki gaz lambasıyla odaları dolandı bir bir.&nbsp;</p>



<p><em>&#8216;Leyla.&#8217; </em></p>



<p><em>&#8216;Leylaaa!&#8217; </em></p>



<p>Bahçeye çıktı. Karanlığa gömülmüş bahçeye. Yalnızca rüzgar gülünün renkleri, rüzgardan sönmeye yüz tutmuş gaz lambasının ışığıyla buluşunca kamaşıyordu. </p>



<p><em>&#8216;Leylaaaaa!&#8217;</em></p>



<p>Sesinin şiddeti umutsuzluğa karışmıştı bile. Durdu. Taraçanın merdivenlerine oturdu. Başını eğip ellerini başının arkasında kavuşturdu. Kısık sesle, kendisinin bile zor duyacağı şekilde bir şeyler mırıldanıyordu. Bir aralık bir ses duyar gibi oldu, başını kaldırıp sesin geldiği yöne dikkatlice baktı. Bir kediydi. Umudu yeniden alevlenmişken, çöktü omuzları yine.&nbsp;</p>



<p>***</p>



<p>Kapının sesiyle uyuyakaldığı koltuktan irkilerek kalktı.&nbsp;</p>



<p>&#8216;Leyla.&#8217;&nbsp;</p>



<p>Kapıya koştu açmak için. Yüzünde korkuyla karışık bir sevinç vardı. Her şey son bulacaktı, tüm acılarına son verecekti bu kapıyı açmak. Açtı. Karşısında tanımadığı iki adam vardı. Üniformalarından devlet hizmetinde oldukları anlaşılıyordu. Yakınlarda bir nehirde kardeşi Leyla&#8217;yı bulduklarını söylediler.&nbsp;</p>



<p>Gözleri doldu. Yaşları akıtmamak için kırpmadı, açık tutmaya direndi gözlerini.</p>



<p><a href="https://kultursakarya.com/devrilmis-gumus-sutun/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Devrilmiş Gümüş Sütun</a></p>



<p><p><strong>Yazar : Meryem Tetik (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong></p></p>



<p>Bir Şiir:  <a href="https://www.siir-defteri.com/turk-sairler/Behcet-Aysan/Ayna----/31-7" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Behçet Aysan &#8211; Ayna</a></p>



<p>Bir Şarkı:  </p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-4-3 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Teoman - Ruzgar Gulu" width="640" height="480" src="https://www.youtube.com/embed/Lo_wYixXu-o?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p><ul><li><strong> Kırılınca Bir Büyük Ayna</strong> isimli Meryem Tetik hikayesini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. <strong>**</strong>Site üyeleri için</li></ul>   <pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a> Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a> Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>. Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre> </p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/kirilinca-bir-buyuk-ayna/">Kırılınca Bir Büyük Ayna</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/kirilinca-bir-buyuk-ayna/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devrilmiş Gümüş Sütun</title>
		<link>https://kultursakarya.com/devrilmis-gumus-sutun/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/devrilmis-gumus-sutun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Meryem Tetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2022 17:59:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Tetik]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Tetik Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Üniversitesi Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3480</guid>

					<description><![CDATA[<p>Devrilmiş Gümüş Sütun Gök, sarılı turunculu bir cümbüşle ufka kadar...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/devrilmis-gumus-sutun/">Devrilmiş Gümüş Sütun</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Devrilmiş Gümüş Sütun</strong></p>



<p>Gök, sarılı turunculu bir cümbüşle ufka kadar indirmişti güneşini. Baharın o taze günlerinde uyumak istemez kimse, güneş de uyumamak için diretiyor gibiydi. Gündüz açtığı yaraya sarılmış, kapatmamaya kararlıydı. Yeşil yeşil kümelenmiş ağaçlara bir hışımla çarpıp duruyordu ama nafile batmaya mahkumdu.</p>



<p>Sarı ışıldakla aydınlatılmış yollar kimsesizdi. Toprak sanki yıllardır yürünmemiş gibi şimdi adımlarını yavaş yavaş değiştiren dingin bir edayla etrafını seyreden saman sarısı saçlarını ensesinde toplamış olan kadına hayretle bakıyordu.&nbsp;</p>



<p>Sağ eliyle yol boyunca topladığı çiçekleri ve hasır şapkasını, diğer eliyle de rüzgarın her dokunuşunda uçuşturduğu uzunca elbisesinin eteklerini tutuyordu. Boyuna yakın yabani otların arasından geçip usulca akan nehrin kenarına ulaştı. Tepeden gelen ay ışığı ile adeta devrilmiş gümüş bir sütunu andırıyordu nehir. Derin bir nefes alıp ayaklarına baktı sonra duraklayıp sanki yapılacak bir şeyi hatırlamışçasına ayaklarına uzanıp ayakkabılarını çıkardı. Kenara koydu. Bir süre nehri izledi. Mavi gözleri devrilmiş gümüş sütunun yansımasıyla grileşmişti. Bu grilik ruhuna sirayet etmişçesine derin bir boşluk hissettirdi. Öncesiz ve sonrasız hatta şimdisiz gibi&#8230; Bu zamana, mekana, kendi bedenine ait değilmiş gibi&#8230;</p>



<p>Gözleri doldu. Yaşları akıtmamak için kırpmadı, açık tutmaya direndi gözlerini. Akıtsa sanki içindeki huzursuzluğun, mutsuzluğun o yaşlarla birlikte akıp gideceğinden korkuyordu. Ruhunu adeta mutsuzluğun içinde ve mutsuzlukla birlikte var ediyordu.&nbsp;</p>



<p>Derin bir nefes alıp çehresini göğe yöneltti ve bıraktı nefesini. Onlarca yıldız asılı duruyordu gökte. Gözünün iliştiklerine birkaç saniye bakıp tek tek gülümsedi selamlarcasına, veda edercesine. Sonra bakışları yıldızları bırakıp elindeki çiçeklere ve şapkasına yöneldi. Şapkayı nehre doğru fırlattı. Bir nilüferin süzülüşü gibi şimdi şapka nehrin sularında akıntıya karşı ve akıntıyla birlikte yol alıyordu. Çiçeklere gelince, her birinin ruhu çoktan çekilmişti göğe. Yine de ufak olsa da can kırıntısı bulmak adına bakındı biraz fakat canlı da olsa artık pek bir önemi olmadığını hatırlayıp özenle saçlarına takmaya başladı. İşi bitince sağ ayağını usulca suya soktu. Sonra diğerini. Nehrin suları boynuna ulaşıncaya değin yürüdü. Artık gözlerine ulaştığında zaten dolu olan gözlerinden akan yaşlar nehrin sularına katıldı.</p>



<p>Bir Şiir: <a href="https://www.turkcebilgi.org/sairler-ve-siirleri/nazim-hikmet-ran/piraye-icin-yazilmis-saat-21-siirleri---26-eylul-1945-38498.html">26 Eylül 1945</a></p>



<p>Bir Şarkı:  Braga &#8211; Angel&#8217;s Serenade</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-4-3 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="BRAGA  Angel&#039;s Serenade" width="640" height="480" src="https://www.youtube.com/embed/BYVFIAZHvoU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Devrilmiş Gümüş Sütun</strong> isimli Meryem Tetik hikayesini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong> </li><li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong></li><li>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. <strong>*</strong></li><li><strong>*</strong>Site üyeleri için</li></ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>
Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a>
Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/devrilmis-gumus-sutun/">Devrilmiş Gümüş Sütun</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/devrilmis-gumus-sutun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Delikanlı Mehmet (Bir Vatan Aşığı Hikayesi)</title>
		<link>https://kultursakarya.com/delikanli-mehmet-bir-vatan-asigi-hikayesi/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/delikanli-mehmet-bir-vatan-asigi-hikayesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Akl-ı Selim]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Mar 2022 16:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[fedakarlık]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya üniversitesi hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3344</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güneşin ilk ışınları süzülerek, acıların kol gezdiği sokakları süslüyordu. Yavaş...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/delikanli-mehmet-bir-vatan-asigi-hikayesi/">Delikanlı Mehmet (Bir Vatan Aşığı Hikayesi)</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Güneşin ilk ışınları süzülerek, acıların kol gezdiği sokakları süslüyordu. Yavaş yavaş aydınlanan havada bir umut hissediliyordu. Her şeye rağmen insana güç veren o umut! Her gün binlerce amaçsız insanın üzerinde dolaştığı yollar ise çok sessiz. Sanki yorgunluklarını atıyor ve güneşin tadına bakıyorlar. Bu upuzun yolların sonunda hafif bir gölge&#8230; Sonra hafif bir ayakkabı tıkırtısı&#8230; Güneş yükseldikçe vücut hatları belli oluyor. Atletik yapılı bir delikanlı olduğu omuzlarının siluetinden anlaşılıyor. Buna rağmen boynu bükük yürüyor. Yüzü ise solmuş.</p>



<p><amp-fit-text layout="fixed-height" min-font-size="6" max-font-size="72" height="80">Yüzünden düşen damlalar yolları da dertlendiriyor. Çiçekler, böcekler bütün herkes dikkatini delikanlıya veriyor; meraktan ölüyorlar. Delikanlı ise etrafını umursamadan ilerliyor.</amp-fit-text></p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yağız Bir Delikanlı</strong></h3>



<p>Delikanlının adı Mehmet&#8217;ti. Mehmet çocukluğundan beri uslu ve zeki biri olarak tanınırdı. Gerek öğretmenleri, gerek ise komşuları ondan çok hoşnuttular. O ise mahalledeki kendinden küçük çocukları sahiplenir ve korur; büyüklerine ise tam bir sevgi ve saygı ile davranırdı. Bazıları için en iyi arkadaş, bazıları için ise kesinlikle evlenilecek bir çocuktu. Kumral saçları altındaki o bebeksi yüzü her zaman insanlara güler ve onları da neşelendirirdi. Mahallesinin neşesi, genç kızların ise kalbinin sahibiydi. O mahalleden geçerken genç kızlar farklı şeylerle ilgileniyormuş gibi gözükse de hepsi Mehmet&#8217;i görmek için balkona, pencereye, sokağa çıkardı. O ise etrafındaki akımın bile farkına varmadan gelip geçerdi.</p>



<p>Mehmet üç odalı taştan yapılma bir evde yaşıyordu. Babası Sırplarla yapılan bir çatışmada şehit olmuştu. Mehmet&#8217;in içine bu ukde oldu. Savaşıp hem ülkesinin hem de babasının intikamını almak için yanıp tutuşuyordu. Mehmet bir gün annesinin isteklerini almak için evden çıktı. Yolda yürümeye başladı. Gözleri uzaklara daldı, gitti. </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bir Mutluluk</strong></h3>



<p>Gözüne yavaştan bir hareketlilik ilişti. Sonrasında dikkat ettiğinde bunun bir kız olduğunu farketti. Hayatında ilk defa bir kıza gözü ilişiyordu. Dönüp gitmek istedi ama yapamadı. Bir şeyler onu buraya çekiyordu. Kumral saçları ve ela gözleri hemen dikkatini çekti. Arkadaşlarıyla konuşurkenki o tatlı gülümsemesi var ya, her şeye değerdi! İnci gibi dişleri vardı. İpince beliyle o hanım hanımcık havası onu aldı götürdü.</p>



<p>O günden sonra hep onunla alakalı araştırma yaptı. Adı Aslı&#8217;ydı. Yakın çevresine sorduğunda hep olumlu şeyler işitiyordu. Hanım hanımcıktı ve maharetliydi. Durumu annesine açtı. Annesiyle gidip kızı istediler. Aslı da Mehmet&#8217;e vurulmuştu. Babası Aslı&#8217;yı Mehmet&#8217;e verdi. Düğün yaptılar. Sonsuza dek sürecek mutlu evlilikleri başladı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Delikanlı İçin Savaş Çanları Çalıyor!</h3>



<p>Sırbistan&#8217;ın kışkırtmasıyla Bosna &#8211; Hersek çatışmaları oluyordu. Mehmet de reşitliğe artık basmıştı. Ve akan kan yerinde durmazdı. O, evde kız gibi oturan kılıbıklardan değildi! Vatan için ölür ölür dirilirdi! Tüfeği kaptığı gibi omzuna taktı ve daha iki aylık hamile karısından helallik istedi ve çıktı.</p>



<p>Arkadaşlarıyla birlikte o alçak Sırp&#8217;lardan koruyacaktı! Dağlarda yaşamaya başladı. Daha ilk iki günde yirmi kişiyi tahtalı köye yollamıştı. Yamandı ama arkadaşlarıyla birlikte oluşturdukları on kişilik çetenin karşısına yüz kişilik manga çıktığında yapacakları pek bir şey kalmamıştı. Ölümüne savaşacaklardı! Nitekim, Mehmet hariç hepsi şehit oldu. Mehmet&#8217;i ise öldü sanıp dokunmadılar. Oradaki köylüler ölü olmadığını farkedip yaralarını sardılar ve iyileştirdiler.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Eve Dönüş, Derdi ile Diriliş</strong></h3>



<p>Mehmet eve döndüğünde acı haberleri öğrendi. Hamile karısı ve annesini acımasızca katletmişlerdi. Şimdi o ne yapmalıydı?</p>



<p>Kusursuz bir sükut içinde sokaklarda geziyordu. Güneş ışınları ise güne yavaş yavaş veda ediyordu.</p>



<p></p>



<p><strong>Akl-ı Selim (Hikayelerim)</strong></p>



<p> <strong>(Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong> </p>



<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-flow wp-block-group-is-layout-flow">
<pre class="wp-block-preformatted">Daha fazla hikaye okumak için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/hikaye" target="_blank" rel="noreferrer noopener">buraya</a> tıklayabilirsin.
Beni sadece hikaye kesmez, hepsi olsun dersen <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat" target="_blank" rel="noreferrer noopener">ortaya karışık kaset</a>.
Yetmez! Ben sizde yazmak istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bize Ulaşın</a></pre>
</div></div>



<pre class="wp-block-preformatted">Dipnot:
<em>Kullandığımız fotoğraf <a aria-label=" (yeni sekmede açılır)" href="https://pixabay.com/tr/users/Fotocitizen-397314/?utm_source=link-attribution&amp;utm_medium=referral&amp;utm_campaign=image&amp;utm_content=440520" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Jorge Guillen</a> tarafından <a aria-label=" (yeni sekmede açılır)" href="https://pixabay.com/tr/?utm_source=link-attribution&amp;utm_medium=referral&amp;utm_campaign=image&amp;utm_content=440520" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Pixabay</a>'a yüklendi. 
Bu içeriği bize telifsiz sunduğu için şükranlarımızı sunmak isteriz.</em>

Ben size telifsiz fotoğraf sağlamak istiyorum diyorsan <a href="mailto:kultursakaryacom@gmail.com" target="_blank" rel="noreferrer noopener"></a><a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bize Ulaşın</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/delikanli-mehmet-bir-vatan-asigi-hikayesi/">Delikanlı Mehmet (Bir Vatan Aşığı Hikayesi)</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/delikanli-mehmet-bir-vatan-asigi-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir düşün içinde (Umuda tutkun bir umutsuzluk)</title>
		<link>https://kultursakarya.com/bir-dusun-icinde-umuda-tutkun-bir-umutsuzluk/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/bir-dusun-icinde-umuda-tutkun-bir-umutsuzluk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Meryem Tetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2022 18:43:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Tetik]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya üniversitesi hikaye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir düşün içinde Gürül gürül yanan ateş, sobanın küçük deliğinden...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/bir-dusun-icinde-umuda-tutkun-bir-umutsuzluk/">Bir düşün içinde (Umuda tutkun bir umutsuzluk)</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Bir düşün içinde</strong></p>



<p>Gürül gürül yanan ateş, sobanın küçük deliğinden tavana ulaşıyor, kırmızılı turunculu renkleriyle hareket ettirebilecek ölçüde görmeyi sağlıyordu.&nbsp;</p>



<p>&nbsp;&#8216;çıt&#8217;</p>



<p>Harlı ateşe yeni odunlar eklenmişti. Anlaşılan eskilerle kaynaşılıyordu bu çıt sesleriyle.</p>



<p>Sobanın hemen yanında yaklaşık beş kadar odun yanmak için sıralarını bekliyorlardı. İrili ufaklı birkaç kuru odun kabuğu parçası sobanın hemen önünde başlayan halıya dökülmüştü.&nbsp;</p>



<p>Kara saçlı başına örttüğü, gül kurusu rengindeki, kenarları yıldız çiçeği ile çevrelenmiş tülbentin gevşemiş bağını biraz daha sıkarken oturduğu yerden doğrulup ayağa kalktı. Yerdeki kabukları alıp sobanın deliğinden ölümün kollarına bıraktı.</p>



<p>&nbsp;&#8216;çıt&#8217;</p>



<p>Ayın on dördü, ay tüm ihtişamı ile göğe asılmış yeryüzüne göz kırpıyordu. Bir aralık bakışları, perdesi kenarda toplanmış pencereye takıldı, ışığını tüm odaya dağıttı. İnsan silüetine büründü, yürüdü her bir karışında adeta. Sonra yıldız çiçekli tülbente dokundu.</p>



<p>&nbsp;&#8216;çıt&#8217;</p>



<p>Sobanın başında ateşi, ateşin çıkardığı ezgiyi seyre dalmıştı. Söylenen o ki, derinlerde bir yerde atalarımızın ruhlarından bir parça taşırız. Bizim, ateşe bakınca huzur dolmamız, derindeki o ruhu hissediyor olduğumuz anlamına geliyormuş.</p>



<p>Bunları düşünürken ay ışığının içeri dolduğunu fark etti. Arkasını dönüp az önce kalktığı divanın yanındaki beşiğe doğru adımlar attı. Biraz eğilip nefesini tuttu, bebeğinin soluk alışlarını duymaya çalıştı. Muntazamdı soluklar. Doğrulup içinde tuttuğu nefesi derin bir rahatlama ve huzurla bıraktı. Önceki iki bebesi daha kırkları çıkmadan beşikte can vermişti. Korkuyordu, Muazzez&#8217;inin de aynı kaderi paylaşmasından.</p>



<p>&nbsp;&#8216;çıt&#8217;</p>



<p>Odaya mutlak bir sessizlik hakimdi. Divana oturmuş pencereden sokağın sonunu izliyordu. Birini sevmek; onun geçtiği &#8211; geçeceği yolları sevmek, onu beklemeyi sevmek, çıkacağı köşebaşlarını sevmek de demekti. Bekliyordu, gelmesi gerekeni. Dudaklarından belli belirsiz sesler çıkararak huşu içinde dua okuyordu. Bir aralık gözleri kapandı. Uykuya direnmeye çalıştıysa da nafile, uyudu.&nbsp;</p>



<p>&nbsp;&#8216;çıt&#8217;</p>



<p>Ay ışığı yavaş yavaş çekiliyor yerini güneşe bırakmaya hazırlanıyordu. Pencere kenarında uyuyan gül kurusu rengi tülbente son defa dokunmak istedi. Sonra çekildi sonsuzluğuna.</p>



<p><strong>Yazar : Meryem Tetik (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong> </p>



<p>Bir Şiir: <a href="https://siir.sitesi.web.tr/ahmet-muhip-diranas/adamlar.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ahmet Muhip Dıranas &#8211; Adamlar</a><br>Bir Şarkı: Por una Cabeza &#8211; Carlos Gardel</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Por una Cabeza - Carlos Gardel" width="640" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/Gcxv7i02lXc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Bir düşün içinde</strong> isimli Meryem Tetik hikayesini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong> </li><li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong></li><li>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. <strong>*</strong></li><li><strong>*</strong>Site üyeleri için</li></ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>
Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a>
Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/bir-dusun-icinde-umuda-tutkun-bir-umutsuzluk/">Bir düşün içinde (Umuda tutkun bir umutsuzluk)</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/bir-dusun-icinde-umuda-tutkun-bir-umutsuzluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Perdeli Tabut (Duvarlar Arasında Bir Arayış)</title>
		<link>https://kultursakarya.com/perdeli-tabut-duvarlar-arasinda-bir-arayis/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/perdeli-tabut-duvarlar-arasinda-bir-arayis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Meryem Tetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2022 16:02:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[kültür sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Tetik]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Üniversitesi Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=2710</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazarımız Meryem Tetik&#8217;in kaleminden Perdeli Tabut hikayesi sizlerle. Sitemizin edebiyat...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/perdeli-tabut-duvarlar-arasinda-bir-arayis/">Perdeli Tabut (Duvarlar Arasında Bir Arayış)</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yazarımız Meryem Tetik&#8217;in kaleminden Perdeli Tabut hikayesi sizlerle. Sitemizin edebiyat dünyasında kendi benliğinizi bulmanız dileğiyle&#8230; <strong>(Editörün Notu)</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading" id="perdeli-tabut-hikaye">Perdeli Tabut (Hikaye)</h3>



<p>Tavana yakın, küçük, perdesiz, kirli pencereden taşan güneş huzmeleri tüm koğuşu aydınlatıyordu. Bütün gece sayıklayıp duran Etem bu ışık demetiyle uykusundan uyandı. Ranzanın üst katında, haftalardır yıkamadığı rengi solmuş yorganın altında gözlerini pencereden ayırmadan uzanıyordu. &#8220;Perdesiz, demir kafesli bir pencere.&#8221; diye mırıldandı. Perdesiz bir yerde ancak misafir olunabilirdi. Oysa o, yıllardır burada ve bir o kadar yıl daha burada olacaktı.&nbsp;</p>



<p>Mırıldanışı duymuş olacak ki Sebahattin alt kattan yukarı doğru uzandı. Sonra ayağa kalkıp coşkulu bir edayla gece rüyasında gördüklerini anlatmaya başladı. Sebahattin konuşurken Etem&#8217;in aklına kendi rüyası geldi: Gök yarılmışçasına akan yağmurlu bir akşam, her yağmur damlasının gökten kopuşunda biraz daha büyüyen demir kafesin sütunları ve her yağmur damlasının yere dokunuşunda küçülen koğuş duvarları&#8230; Hayır, hayır bir tabuttu bu. Bir tabut, tavanında perdesi olan küçük pencereli bir tabut, perdeli tabut.</p>



<p>* * *</p>



<p>Karadeniz&#8217;in yağmurlu Kasım ayının 17&#8217;sinde gelmişti Sinop&#8217;a. Baba ocağından ne kadar da uzaktı. Öyle ya, Sinop&#8217;a ilk gelişiydi o gün, bir daha da geri dönemedi zaten. Bunları düşüne düşüne avluda volta atanları izledi oturduğu yerden. Bir an alnında bir ıslaklık hissetti, elini götürüp ne olduğunu anlayana değin içeri koşuşturmaya başlayanların sesiyle önce avluya açılan kapıya yöneldi bakışları sonra göğe.</p>



<p>Az önce oturduğu yerden iki adım öne geldi. Yüzünün kırışık çizgilerine yağmur suyu doluyor sonra usulca çenesine oradan gömleğine akıyordu. Burada her gün yağardı ama bu defa farklı yağıyor gibi hissetti. Derin bir ızdırap duydu. Avluda yalnız o kalmıştı, bir gardiyan sesini duyuramadığı Etem&#8217;e doğru hızlı adımlarla gelip küfür savurdu. Kulağında patlayan tokatla sadece bir kısmını duyabildi.</p>



<p>Yağmur hızlı başlayıp hızlı bitmişti. Sabahki huzmeler şimdi yeniden dolduruyordu koğuşu. Pencereye yakın bir yere oturdu. Onca zamandır baktığı şeyi henüz görebiliyordu. Bir mahkum için pencere, dünyaya açılan yegane kapıdır. Fakat mahkum olmak yalnızca hüküm giymek, yıllarını kirli bir koğuşta geçirmek değildi. Özgür olduğunu zanneden bir insan da mahkum olabilir ve hatta gerçekte en mahkum insan, dışarıda olmayı özgür olmak sanan insandı. Beyninin kıvrımları üzerindekileri eyleme dökemedikten, dile vuramadıktan sonra ha dört duvar ha kır, bahçe&#8230; &#8216;Bu zırdeli düşün içinde&#8217; mekanın ne anlamı var.</p>



<p>* * *&nbsp;</p>



<p>Buraya geldiğinden beri düşünmeyi bırakmıştı adeta, insan ve hayvan ayrımının o kalın çizgisi düşünmeyi. Her gün yeknesak bir işleyişle geçerken bu işleyiş bugün bozuldu. &#8216;Düş&#8217;ün kapıları açıldı, buraya gelme sebebinin kapılarını artık tutamayacaktı. &#8220;İnsan, düşünebildiği kadar insandır.&#8221; dedi kendi kendisine. Göğüsü sıkıştı, nefesi kesik kesik çıkıyordu, eliyle iman tahtasının üzerine sert bir yumruk attı. Başına üşüşenler, yerde yatan belli belirsiz nefes alan Etem&#8217;i apar topar revire götürdü.</p>



<p>Cezaevi doktorunun hastaneye sevk etmesiyle detaylı bir sürü tahlil alındı, kanser teşhisi koyuldu ve üç hafta sonra koğuşuna döndü. Daha önce pencereyi görebilmek için oturduğu yerde bu defa koğuştakilere malûmat veriyordu. Merakı giderilen kalabalık dağılınca pencereye ilişti gözü. Pencerenin perdesizliği, dışındaki demir kafesler, küçük kirli pencere&#8230;</p>



<p>Karanlık çöküp mahkumlar uykuya dalınca pencereden bu defa ay ışığı doldurdu koğuşu. Çok uzaklardan, binlerce metre öteden bir yıldızı fark etti. Ruhunda mı bedeninde mi hissettiğini bilemediği derin bir acı duydu. Uzun uzun baktı ona, yıllardır özlemini çektiği şeyi bulmuş gibiydi.&nbsp;</p>



<p>* * *</p>



<p>Henüz yirmi ikisindeyken, yıllar önce görüp sevdiği, kendisiyle aynı yaşta olan Yıldız&#8217;la evlenmişti. Geleneklerine göre bir düğün yapılmış sonra şehire yerleşmişlerdi. Yıldız pek istemiyor, &#8220;İçim sıkışıyor burada.&#8221; diyordu. Etem, alışacağını düşünüp biraz daha beklemesini söylüyordu. Birkaç sene böyle geçti derken bir gün ihtilal oldu. Gazetede yazar olan Etem haberi alır almaz gazete binasına gitti. Yıldız evde yalnız kaldı. O hengamede evine saldıranlar olmuştu. Alev alev yanan binadan bir ceset çıkarıldı. Gazete binasındakiler o gece tutuklandı. Etem ne yanan evini ne de Yıldız&#8217;ın cenazesini görebildi.&nbsp;</p>



<p>Pencerenin diğer tarafındaki &#8216;yıldız&#8217;a baka baka uykuya dalmaya, düşüncelerini susturmaya çalıştı. Biraz sonra nefesi muntazam bir düzene girdi. Gün sökmeye, mahkumlar uyanmaya başladı. Artık yıldız yerinde değildi.</p>



<p><strong>Bir şarkı:</strong> Zülfü Livaneli &#8211; Duvarlar </p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Zülfü Livaneli - Duvarlar" width="640" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/FSTQ4-PgdwA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p><strong>Bir şiir</strong>: <a href="http://www.siirparki.com/bkeskin11.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">Birhan Keskin &#8211; Nehir Manzarası</a> </p>



<p><strong>Yazar : Meryem Tetik (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong>  </p>



<pre class="wp-block-preformatted"><strong>Perdeli Tabut</strong> hikayesini beğendiysen ve diğer gönderilere göre sitede daha çok gösterilmesini istersen yukarı ok tuşuna basabilirsin. Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin (Site üyeleri için) 
Ben bunu kaydederim bu ne güzel yazı dersen de kitap ayracı gibi olan butona basıver :)

Yorum yazarak sevgimi belli etmek istiyorum mu diyorsun? E o zaman durma! Bu üyelere özel değil! (Ama üye olursan profil foton falan çıkar bak ;) bizce ol :) ) <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>

Daha fazla edebi yazı okumak için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">buraya</a> tıklayabilirsin.
Yetmez! Ben bu güzel sitede yazar olmak istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a>


<em>Dipnot:
Bu yazıdaki kullandığımız fotoğraflar Pixabay'daki telifsiz fotoğrafçılar tarafından sağlandı. 
Bu içeriği bize telifsiz sundukları için şükranlarımızı sunmak isteriz.

Ben size telifsiz(kaynakça belirtilerek) fotoğraf sağlamak istiyorum diyorsan </em><a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bize Ulaşın</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/perdeli-tabut-duvarlar-arasinda-bir-arayis/">Perdeli Tabut (Duvarlar Arasında Bir Arayış)</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/perdeli-tabut-duvarlar-arasinda-bir-arayis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uçurumlar (Dipsiz Bir Kuyuya Yüksek Sesle Haykırış!)</title>
		<link>https://kultursakarya.com/ucurumlar-dipsiz-bir-kuyuya-yuksek-sesle-haykiris/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/ucurumlar-dipsiz-bir-kuyuya-yuksek-sesle-haykiris/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Akl-ı Selim]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Oct 2021 22:26:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sanat ve Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[akl-ı selim]]></category>
		<category><![CDATA[aklı selim]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[kültür sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya şiir]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[saü]]></category>
		<category><![CDATA[saü edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[uçurumlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kultursakarya.com/?p=839</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uçurumlar! Ne yana baksam uçurum, Adım atmaya bu korkum, Duraklasam...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/ucurumlar-dipsiz-bir-kuyuya-yuksek-sesle-haykiris/">Uçurumlar (Dipsiz Bir Kuyuya Yüksek Sesle Haykırış!)</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-gallery columns-0 is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"></ul></figure>



<pre class="wp-block-verse"> Uçurumlar! 
 Ne yana baksam uçurum,
 Adım atmaya bu korkum,
 Duraklasam da çekecekler,
 Anayolda, sordum.
 
 
 Çift gidiş ve çift geliş,
 Üçlemek görülmemiş,
 Bir zamanlar zikzaklı yollar şimdi doğru,
 Geriye kalma sakın, köy yolu bilmez bu akın.
 
 
 Her köşe başında bir konsensus,
 Bana gelince sus ulan sus!
 Karar verilmiş görüntüler,
 VAR’a sorsan da görünmezler.
 
 
 Hayatım ve geleneklerim,
 Bu raylarda ezildiler.
 Kendini bilmez bu toplumda,
 Vagonlar hep türediler.
 
 
 Bu lokomotife özenen nefssin,
 Dalma bu kara hülyaya,
 Bilsen ki ilerde yar var keskin,
 Önüne bakar geçer gidersin.
 
 
 Eğitilememiş akıllar,
 Gördüklerinden alırlar,
 Suçlama onları,
 Gördükleriyle kaldılar!
 
 
 Arzular bu lokomotifin makinisti,
 Yolun sonu bilinmez, kara bulutlar var,
 Herkes gökkuşağı beklerken,  
 Asitler de yağar.
 
 
 Durulmaz karşısında doğanın,
 Denizden gelen denize dönermiş,
 Üçüncü şerit senin hakkın,
 Başın yolda gideceksin!
 
 
 Kaybedilmiş sevgiler,
 Bu duble yollarda,
 Virajlarda kalkardı içim belki ama,
 Yavaş ve içtendi sevgim zikzaklarda.
 
 
 Herkese özel şerit için para yok,
 Gönül sermayesi bu günlerde çok boş,
 İflas etmiş sevgiler, arzularla karıştılar,
 Pas ve kir normalimiz oldular.


 Bilseler keşke o temiz gülümsemeyi,
 Gönülden boyun bükmeyi,
 Yüzündeki o iki kırmızı elmayı,
 Üzülüyorum işte uçurumlar,
 Evet her yerde bir uçurum var!
 

<strong>Akl-ı Selim</strong>

<strong>(Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2021 ©)</strong> 
 </pre>



<pre class="wp-block-preformatted">Uçurumlar (Dipsiz Bir Kuyuya Yüksek Sesle Haykırış!)'ı beğendiysen ve diğer gönderilere göre yükselmesini istersen yukarı ok tuşuna ve favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin (Site üyeleri için) ben bunu kaydederim bu ne güzel yazı dersen de kitap ayracı gibi olan butona basıver :)

Yorum yazarak sevgimi belli etmek istiyorum mu diyorsun? E o zaman durma! Bu üyelere özel değil! (Ama üye olursan profil foton falan çıkar bak ;) bizce ol :) ) <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a></pre>



<pre class="wp-block-preformatted">Daha fazla şiir okumak için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/siir">buraya</a> tıklayabilirsin.
Beni sadece şiir kesmez, her türlü edebi yazı olsun dersen <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat">ortaya karışık kaset</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede yazar olmak istiyorum dersen <a href="mailto:kultursakaryacom@gmail.com">başvuru e-postamız</a></pre>



<pre class="wp-block-preformatted"><em>Dipnot:
Kullandığımız resim <a href="https://pixabay.com/tr/users/keyang-4015965/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">KeYang</a> tarafından <a rel="noreferrer noopener" href="https://pixabay.com/tr/?utm_source=link-attribution&amp;utm_medium=referral&amp;utm_campaign=image&amp;utm_content=440520" target="_blank">Pixabay</a>'a yüklendi. 
Bu içeriği bize telifsiz sunduğu için şükranlarımızı sunmak isteriz.

Ben size telifsiz(kaynakça belirtilerek) fotoğraf sağlamak istiyorum diyorsan <a href="mailto:kultursakaryacom@gmail.com">e-postamız</a></em> </pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/ucurumlar-dipsiz-bir-kuyuya-yuksek-sesle-haykiris/">Uçurumlar (Dipsiz Bir Kuyuya Yüksek Sesle Haykırış!)</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/ucurumlar-dipsiz-bir-kuyuya-yuksek-sesle-haykiris/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
