Hikaye

Delikanlı Mehmet (Bir Vatan Aşığı Hikayesi)

0
LütfengirişveyaKayıt Olyapmak için

Güneşin ilk ışınları süzülerek, acıların kol gezdiği sokakları süslüyordu. Yavaş yavaş aydınlanan havada bir umut hissediliyordu. Her şeye rağmen insana güç veren o umut! Her gün binlerce amaçsız insanın üzerinde dolaştığı yollar ise çok sessiz. Sanki yorgunluklarını atıyor ve güneşin tadına bakıyorlar. Bu upuzun yolların sonunda hafif bir gölge… Sonra hafif bir ayakkabı tıkırtısı… Güneş yükseldikçe vücut hatları belli oluyor. Atletik yapılı bir delikanlı olduğu omuzlarının siluetinden anlaşılıyor. Buna rağmen boynu bükük yürüyor. Yüzü ise solmuş.

Yüzünden düşen damlalar yolları da dertlendiriyor. Çiçekler, böcekler bütün herkes dikkatini delikanlıya veriyor; meraktan ölüyorlar. Delikanlı ise etrafını umursamadan ilerliyor.

Yağız Bir Delikanlı

Delikanlının adı Mehmet’ti. Mehmet çocukluğundan beri uslu ve zeki biri olarak tanınırdı. Gerek öğretmenleri, gerek ise komşuları ondan çok hoşnuttular. O ise mahalledeki kendinden küçük çocukları sahiplenir ve korur; büyüklerine ise tam bir sevgi ve saygı ile davranırdı. Bazıları için en iyi arkadaş, bazıları için ise kesinlikle evlenilecek bir çocuktu. Kumral saçları altındaki o bebeksi yüzü her zaman insanlara güler ve onları da neşelendirirdi. Mahallesinin neşesi, genç kızların ise kalbinin sahibiydi. O mahalleden geçerken genç kızlar farklı şeylerle ilgileniyormuş gibi gözükse de hepsi Mehmet’i görmek için balkona, pencereye, sokağa çıkardı. O ise etrafındaki akımın bile farkına varmadan gelip geçerdi.

Mehmet üç odalı taştan yapılma bir evde yaşıyordu. Babası Sırplarla yapılan bir çatışmada şehit olmuştu. Mehmet’in içine bu ukde oldu. Savaşıp hem ülkesinin hem de babasının intikamını almak için yanıp tutuşuyordu. Mehmet bir gün annesinin isteklerini almak için evden çıktı. Yolda yürümeye başladı. Gözleri uzaklara daldı, gitti.

Bir Mutluluk

Gözüne yavaştan bir hareketlilik ilişti. Sonrasında dikkat ettiğinde bunun bir kız olduğunu farketti. Hayatında ilk defa bir kıza gözü ilişiyordu. Dönüp gitmek istedi ama yapamadı. Bir şeyler onu buraya çekiyordu. Kumral saçları ve ela gözleri hemen dikkatini çekti. Arkadaşlarıyla konuşurkenki o tatlı gülümsemesi var ya, her şeye değerdi! İnci gibi dişleri vardı. İpince beliyle o hanım hanımcık havası onu aldı götürdü.

O günden sonra hep onunla alakalı araştırma yaptı. Adı Aslı’ydı. Yakın çevresine sorduğunda hep olumlu şeyler işitiyordu. Hanım hanımcıktı ve maharetliydi. Durumu annesine açtı. Annesiyle gidip kızı istediler. Aslı da Mehmet’e vurulmuştu. Babası Aslı’yı Mehmet’e verdi. Düğün yaptılar. Sonsuza dek sürecek mutlu evlilikleri başladı.

Delikanlı İçin Savaş Çanları Çalıyor!

Sırbistan’ın kışkırtmasıyla Bosna – Hersek çatışmaları oluyordu. Mehmet de reşitliğe artık basmıştı. Ve akan kan yerinde durmazdı. O, evde kız gibi oturan kılıbıklardan değildi! Vatan için ölür ölür dirilirdi! Tüfeği kaptığı gibi omzuna taktı ve daha iki aylık hamile karısından helallik istedi ve çıktı.

Arkadaşlarıyla birlikte o alçak Sırp’lardan koruyacaktı! Dağlarda yaşamaya başladı. Daha ilk iki günde yirmi kişiyi tahtalı köye yollamıştı. Yamandı ama arkadaşlarıyla birlikte oluşturdukları on kişilik çetenin karşısına yüz kişilik manga çıktığında yapacakları pek bir şey kalmamıştı. Ölümüne savaşacaklardı! Nitekim, Mehmet hariç hepsi şehit oldu. Mehmet’i ise öldü sanıp dokunmadılar. Oradaki köylüler ölü olmadığını farkedip yaralarını sardılar ve iyileştirdiler.

Eve Dönüş, Derdi ile Diriliş

Mehmet eve döndüğünde acı haberleri öğrendi. Hamile karısı ve annesini acımasızca katletmişlerdi. Şimdi o ne yapmalıydı?

Kusursuz bir sükut içinde sokaklarda geziyordu. Güneş ışınları ise güne yavaş yavaş veda ediyordu.

Akl-ı Selim (Hikayelerim)

(Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)

Daha fazla hikaye okumak için buraya tıklayabilirsin.
Beni sadece hikaye kesmez, hepsi olsun dersen ortaya karışık kaset.
Yetmez! Ben sizde yazmak istiyorum dersen Bize Ulaşın
Dipnot:
Kullandığımız fotoğraf Jorge Guillen tarafından Pixabay'a yüklendi. 
Bu içeriği bize telifsiz sunduğu için şükranlarımızı sunmak isteriz.

Ben size telifsiz fotoğraf sağlamak istiyorum diyorsan Bize Ulaşın
Düş Kitabı (Tek kişilik film)
Bir düşün içinde (Umuda tutkun bir umutsuzluk)

Reactions

0
1
0
0
0
0
Bu gönderi için zaten tepki verdin.

Tepkiler

1

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir