Deneme

Fikrimin İnce Kul`u

1
LütfengirişveyaKayıt Olyapmak için

 

Fikrimin İnce Kul’u

İnsan nedir? Aristo’ya göre “insan, düşünen hayvandır”. Bu bağlamda düşünmeyen kimseye, insan demek mümkün müdür? Âdemoğlu varlığından bu yana her zaman topluluklar halinde yaşamış ve bireysel düşüncelerinden çok, birmişçesine aldığı kararlarla günümüz medeniyetini kurmuşlardır. Peki, sahiden öyle midir? Yoksa sürüden ayrılanlar mı getirmiştir bizi buraya?

  Martin Heidegger, “Varlık ve Zaman” adlı başyapıtında “genel insan” olarak tanımladığı kesim için  “avam” kelimesini kullanmış ve onları şu şekilde tarif etmiştir. “Avam kendini yaratamayan, ancak içine doğduğu toplumun gelenekleriyle yetinen, basit, sıradan insandır”. Onun genel insan adını verdiği bu kitleye ben henüz tam olarak bir isim verebilmiş değilim hatta onların insaniyetinden dahi şüphe duymaktayım. Bu arada yanlış anlamayın yakarışım ortak görüşlere değil, zaten kısırlığın fazlasıyla görüldüğü fikir dünyasında, herkesten fikir babası olmasını bekleyemem lakin bu kimseyi de düşünmekten alıkoyan bir sebep değil. Bilim insanı ile insan nasıl bambaşka tanımlarsa, düşünmek ile fikir üretebilmek de tamamen ayrı konulardır.

 Çağımızın en büyük hastalığı olarak gördüğüm bu sorun temelinde şunlardır. Kişi doğar, büyür, kendisine çocukluk döneminde fikirler aşılanır, ilerleyen dönemde fikirler büyür fakat aşıya maruz kalan kimsenin kişiliğini öldürür ve sonucunda kendi meyvesini değil başka ağaçların meyvelerini veren tanımsız bir varlık ortaya çıkar. Bu varlık ona söyleneni harfiyen yapmakla yükümlü bir köledir, sınırları vardır onun dışarısına katiyen çıkamaz. Bunun yanı sıra kendisine fikir aşılanmamasına rağmen meyve veremeyen ağaçlarda yok değildir. Bu tür varyantta birey kendi düşüncelerini ortaya koyma potansiyeline sahip gibi dursa da asla ama asla beceremez, genel olarak kendisine en yakın sağlıklı bireyi taklit eder ve onun gibi olursa başarabileceğine inanır. Sonucunda yine ortaya tanımsız bir varlık çıkmış olur, bu varlıksa kendisine denileni zorunlu olduğu için değil, rahat hissedebilmek için yapar yani bir nevi kuldur, çıkıntılık yaparsa günah olacağından, onu dışlayacaklarından korktuğu için sevapkar kalmayı ister, çok nadir günah işler. Gördüğünüz gibi iki çeşitte de birey ortaya kendi meyvesini dökemez, ama hangisi daha kötü durumdadır tartışılır. Baktığımız zaman köle olarak tanımlı birey başkasının da olsa herhangi bir meyve verebilmektedir ki unutmamak gerek kendisi köle olmayı istememiş zorunlu olarak satılmıştır, sahibinden memnun olanlar olduğu gibi olmayanlarda mevcuttur, memnun olmayanlar belki gün gelir azat edilebilir ya da kaçmak ihtirasını kendinde bulabilir. Kula kulluk eden birey ise buna asla zorlanmamıştır, yalnızca içinde bulunduğu topluma ayak uydurmak için bu hale gelmiş ve kati suretle meyve vermekten yoksundur. Evet, belki o da kuldantanrısından memnun değildir. Yer yer nefsine yani kendi düşüncesine uymak ister hatta uyar ama işlediği günah sebebiyle içi asla rahat etmez, bu türün gün gelip kuldantanrısına rest çekebilmesi ihtimal dâhilinde olsa bile onun nazarında yine başka bir kuldantanrıya inanmak lazım geleceğinden uzun süre bu ayrılığa katlanamaz. Tilki döner dolaşır ve kafesine geri girer.

Ayrıca, konuya ilişkin olarak yer verdiğim Peyami Safa’ya ait “Sürü Adamı” adlı denemeyi okumanızı tavsiye ederim.

Sürü Adamı

Bir adam vardır ki, hiç bir düşüncesinde, hiç bir hareketinde “kendi kendisi” olamaz. Ne düşünse, ne yapsa, ne söylese kendini değil, mensup olduğu sosyeteyi, ırkı, muhiti ve dışarıdan aldığı telkinleri dile getirir. Kendiliğinden hiç bir şey bulmamıştır. Başka birinin siteminden aldığı fikirleri ve akideleri o sistemin sahibinden daha softaca müdafaa eder. İradesi de böyle dışarıdan gelme, yanaşma, iğreti bir hareket mihrakıdır. Bilmez ki, asıl, kendi içi, sonsuz imkânların ve keşfedilmediği için körleşen istidatların tükenmez hazinesidir. Örneğini kendinde değil, hep dışarıda aradığı için muayyen bir fikre, bir akideye, başkasının kurduğu sisteme bağlanır, kalır. Artık, ölünceye kadar hiç bir realitenin mili, onun yabancı bir telkinle perdelenmiş gözünü açamayacaktır; hayatın her şeyi her gün değiştiği halde o, sakallı feylesofundan yahut iktisatçı şeyhinden bellediği hiç değişmeyen bir kaç ayet içinde kalmaya mahkûm, ilerlediğini sanarak yerinde sayacaktır.

İçinde hep sürü insiyakları teptiği için, şahsiyetten mahrum, insana en uzak insandır bu. Bir ferttir, fakat şahıs değildir, çünkü onu teşhis için kendisine bakmaya hiç lüzum kalmaksızın, çömezi olduğu ideolojinin, içinde uyuştuğu telkin âleminin firmasını bilmek, onu hipnotize eden sakallının adını öğrenmek yeterlidir.

Bu sürü adamlarının yüz bin tanesi bir tek şahsa muadil değildir. Nüfusunu gerçekten artırmak isteyen bir memleket, bunların sayısını azaltmakla işe başlamalı ve fertlerden değil, şahıslardan mürekkep bir sosyete kurmanın yoluna bakmalıdır.

                                                                                                                                  Peyami Safa

                                                                                                                            23 Haziran 1935

Evren, M. (2013, Haziran 29). İnsan düşünen bir hayvan mıdır?. Risale Haber. https://www.risalehaber.com/insan-dusunen-bir-hayvan-midir-14903yy.htm

Avam ile Entelektüel… (2012, Nisan 23). Cumhuriyet Gazetesi.
https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/avam-ile-entelektuel-336996

Safa, P. (1935, Haziran 23). Sürü adamı.

https://www.tarihistan.org/suru-adami-peyami-safa/21386/

 

Yazar : Ramazan Meriç Sürücüoğlu (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)

  • Fikrimin İnce Kul’u denemesini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.*
  • Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin*
  • Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. *
  • *Site üyeleri için

 

Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya’ya Üye Ol
Daha fazla edebi içerik için Sanat ve Edebiyat
Diğer içerikler için Ana Sayfamız.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen Başvuru Formumuz

 

                                                                                           

Ressam Aydın Yılmaz, 13. Kişisel Sergisini Cumhuriyet Bayramına Özel Halka Açtı!
Yedi bekçi

Reactions

0
0
0
0
0
0
Bu gönderi için zaten tepki verdin.

Tepkiler

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir