<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hikaye arşivleri - Kültür Sakarya</title>
	<atom:link href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/hikaye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/hikaye/</link>
	<description>Sakarya&#039;da kültür sanatın merkezi! Etkinlik takvimi, tiyatro, sinema yorumları, gezi önerileri, spor haberleri, edebiyat içerikleri, üniversite toplulukları ve faaliyetleri... Kısacası kişisel gelişimine fayda sağlayacak her şey! Hadi durma aramıza katıl!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 11 Dec 2022 14:54:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://kultursakarya.com/wp-content/uploads/2021/10/kultursakarya-favicon-logo-150x150.png</url>
	<title>Hikaye arşivleri - Kültür Sakarya</title>
	<link>https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/hikaye/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Aslan ve Kedi</title>
		<link>https://kultursakarya.com/aslan-ve-kedi/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/aslan-ve-kedi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Busemanolyakgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Dec 2022 16:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Buse Manolya Akgün Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sakarya Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Üniversitesi Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=5101</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aslan ve Kedi Ormanın derinliklerinde bütün ihtişamıyla sessiz sedasız oturmuş...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/aslan-ve-kedi/">Aslan ve Kedi</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Aslan ve Kedi</strong></p>



<p>Ormanın derinliklerinde bütün ihtişamıyla sessiz sedasız oturmuş Aslan, çok üzgün görünüyordu. Bütün hayvanlar onun bu halini şaşkınlıkla izliyor fakat ellerinden bir şey gelmiyordu. Hepsi aslanın derdinin ne olduğunu merak ediyordu. Sahi, bu koskoca ormanın kralının ne gibi bir derdi olabilirdi? </p>



<p>Yalnızlık&#8230;</p>



<p>Yüzlerce hayvanın lideri olan Aslan&#8217;ın derdi yalnızlıktı. Kalabalığın içinde kendini bir başına hissediyordu. Ormanın kralı olmak onun için hiçbir şey ifade etmiyordu. İçinde kocaman bir boşluk vardı ve bu boşluğu bir türlü dolduramıyordu. Gecesi gündüzüne karışıyor, uyumuyor, yemiyor sadece düşünüyordu. Bu yalnızlık denen şey onu yavaş yavaş sömürüyor, öldürüyordu adeta.</p>



<p>Günün birinde ormana turuncu tüyleri olan küçücük bir kedi geldi. Belli ki kaybolmuş bir ev kedisiydi. Titrek ve küçük adımlarla aslanın yanına doğru ilerledi. Aslan onu fark etmemişti bile. Kedicik, Aslan&#8217;ın yanına fazla yaklaşmadı.Uzun uzun inceledi Aslan&#8217;ı. Ne kadar da benziyoruz diye düşündü. Ama Aslan büyük ve tehlikeliydi. Bunu bile bile ona daha da yaklaşmak istedi. İçinde Aslan&#8217;a karşı yoğun bir şeyler hissetti, korku muydu bu? Bilemiyordu. Hızlı hızlı nefes alıyordu, sıcaklık bastığını hissetmişti. Evet korkmuştu, bu duygunun başka ne olabileceğini bilemiyordu. Aslan&#8217;ın hareketlendiğini görünce kaçtı ve saklandı. Aslan, kedinin kaçtığı yöne doğru baktı. Neydi o? Görmemişti. Ama daha önce duyumsamadığı bir koku aldı. Ne olduğunu bilemedi, aslında uğraşmakta istemedi ve sakince yerine oturdu.</p>



<p>Geceler oldu, sabahlar oldu, Aslan yattığı yerden ağaçların arkasında yatan kediyi gördü. Onu korkutmamak için sessiz adımlarla kediye yaklaştı. Turuncu tüylerini gördü. Önce onu küçük bir aslan sandı, ne kadar da benziyoruz diye düşündü. Kedi olduğunu anlayınca içindeki açlık duygusunu hissetti. Sonra bir şeyler oldu, kedicik ona döndü ve göz göze geldiler. O sessizlikte birbirlerinin nefes alış seslerini duyuyorlardı. Evet! Aslan&#8217;ın baskın sesi, kediciğin sesini bastırıyordu. Aslan kediciğe doğru gitmek istedi ama korkup kaçar diye tedirgin oldu. O an anladılar, onlar birbirine aşık olmuştu. Aslan ve Kedi birbirine sarılmak istedi. Kedicik aslana öyle bir baktı ki, seni seviyorum dedi adeta. Aslan korktu, kediyi incitebileceğini düşündü. Adım atamadı. &#8220;Ya ona zarar verirsem, o zaman ne yaparım?&#8221; diye düşündü. Ama kedicik korkmadı, Aslan&#8217;a doğru ilerledi. İlerledi, ilerledi&#8230; Artık burun burunaydılar. Ve ne oldu biliyor musunuz, Aslan kaçtı.Evet, kedi değil Aslan kaçtı. Sevgisini yaşamak yerine korkup kaçtı. Kedicik arkasından bakakaldı. Sevgisizliği hissetti. Yanlış mı anlamıştı, Aslan niye kaçmıştı? Kedicik şaşkınlıkla yere yattı. Sevilmediğini hissetti, sevgisizlik neden bu kadar canını yakmıştı? Çünkü sevgisizlik, kanaması durmayan tek yaradır. Kedicikte bu yarayla başa çıkamadı ve oracıkta can verdi.</p>



<p>Hikayenin sonunda Aslan&#8217;a ne oldu bilemiyoruz. Ama umuyoruz ki aşkın korkakların işi olmadığını öğrenmiştir ve başka diyarlarda cesurca aşkını yaşıyordur.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Yazar : Buse Manolya Akgün (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022©)</strong></li>



<li><strong>Aslan ve Kedi</strong> isimli <strong>Buse Manolya Akgün</strong> hikayesini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong></li>



<li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong></li>



<li>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin.&nbsp;<strong>*</strong></li>



<li><strong>*</strong>Site üyeleri için</li>
</ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>
Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Sanat ve Edebiyat</a>
Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ana Sayfamız</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/aslan-ve-kedi/">Aslan ve Kedi</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/aslan-ve-kedi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurtalan Ekspresi Kalkıyor!</title>
		<link>https://kultursakarya.com/kurtalan-ekspresi-kalkiyor/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/kurtalan-ekspresi-kalkiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zubeydekivrak]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Jul 2022 16:23:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[zübeyde kıvrak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=4044</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bölüm-II ( Kurtalan Ekspresi Kalkıyor! ) Kapının pervazından hızlı adımlarla...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/kurtalan-ekspresi-kalkiyor/">Kurtalan Ekspresi Kalkıyor!</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Bölüm-II ( Kurtalan Ekspresi Kalkıyor!</strong> )</p>



<p>Kapının pervazından hızlı adımlarla geri dönerken; elleri titriyor, kalbi patlarcasına atıyordu. Artık Eflin’in hikayesi bitiyor, acı başrole geçiyordu. Bir şekilde alışacaktı, bu hıyanet kaderine.&nbsp;</p>



<p>Bedenini, gözyaşlarının seli sürüklüyordu sanki. Kendini bastıran hıçkırıkları ve yolunu buğulayan gözyaşları ile biraz önce cansız bir sarı ışığın aydınlattığı yerine yöneldi. Döndüğünde boş bulamadı orayı. Biraz önce terk edilen adam başını gökyüzüne dikmiş, kar yağışını izliyordu. Onun yanındaki boşluğa bıraktı kendini. Gözleri kısa bir an Eflin&#8217;e dönen Ulaş, geri gökyüzüne yöneltti bakışlarını.&nbsp;</p>



<p>‘<strong>Ne oldu? Birini mi bekliyorsun, yoksa sen de mi terk edildin?&#8217;</strong> dedi kinaye dolu tınıyla.&nbsp;</p>



<p>Eflin, çatallı sesi ile yanıtladı sorusunu:</p>



<p><strong>‘Yalnızca, biraz&#8230;’</strong> duraksadı ve derin bir iç çekti. <strong>&#8216;Biraz daha nefes alıyorum.&#8217;</strong> Eflin&#8217;in ağlamaklı sesine karşın Ulaş ona dönmüştü.</p>



<p><strong>&#8216;Bir daha alamayacak mısın?&#8217; </strong>dedi, hissiz sesiyle.&nbsp;</p>



<p>‘<strong>Büyük ihtimalle.’&nbsp;&nbsp;</strong></p>



<p><strong>‘O zaman böyle durma, kaç.’</strong> dedi Ulaş öne doğru atılıp etrafına bakarak. Gözleri hala kapıdaydı.</p>



<p><strong>‘O zaman nefes almama yetecek kadar bile sürem olmayacak.’</strong> Ulaş gözlerini Eflin&#8217;e yöneltti. Bakışları ondan hiç ayırmazken, onun kadar genç bir kadının kaçmak için nasıl bir probleminin var olabileceğini düşünüyordu.&nbsp;</p>



<p><strong>‘Kimsin sen? Ne yapmış olabilirsin?’</strong> Eflin’in ela gözleri, Ulaş&#8217;ınkilere tırmandı. Saçları dağılmış, gözleri kızarmıştı. Uzun süren bir sessizlikle beraber uzaklara dalmıştı bakışları.&nbsp;</p>



<p>Ulaş onu zorlamak istemiyordu. Anladığını belli ederek kafa salladı ve ayağa kalkarak bavuluna uzandı. Heybetli vücudunu sarmalayan kot pantolonu toz olmuş, montunun fermuarı açık kalmıştı.&nbsp;</p>



<p>Görevlinin sesi istasyonu doldurdu.&nbsp;</p>



<p><strong>‘Güney ekspresi kalkıyor!..’</strong> İnsanlar son kez sevdiklerine sarılırken Eflin&#8217;de ayağa kalkarak kar birikintisine doğru ilerledi. Yere eğilip eline kar topladı. Kar topağı onu üşütürken içi de bir hayli çok yanıyordu. Ulaş onu izlerken, bu istasyona ilk gelişini anımsadı ve sesi yeniden Eflin’in kulaklarına dolandı.&nbsp;</p>



<p><strong>‘Haydi, gelmiyor musun?’&nbsp;</strong></p>



<p>Tebessümle yanıtladı sorusunu. <strong>‘Ben o trende yolcu değilim ki. ’</strong>&nbsp;&nbsp;</p>



<p><strong>‘Bu bilet senin değil mi?’</strong> dedi kaşlarıyla elindeki bileti göstererek. Bu onun biraz önce mektubun içinden aldığı biletti.&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Ulaş kaşlarını al dercesine oynatırken; tereddütle çırpınan yüreği, yeni bir umudun penceresini aralamıştı. Titreyen elleri bilete uzanırken birden geri çekildi. Sayısız düşünce, can çekişiyordu beyninde. <strong>‘Sana yük olamam.’</strong> dedi ve ellerindeki karı çırparak özgürlüğüne kavuşturdu.&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Ulaşın bitkin bakışları derinleşmişti <strong>‘Olmazsın.’</strong> Düşünür gibi yaparak devam etti:<strong> ‘Ya da yalnızca Malatya’ya kadar.’</strong> Bileti yeniden uzattı ve gülümsedi.&nbsp;</p>



<p>Bu son şanstı; ya özgür olmak için çabalayacaktı ya da bir daha asla Eflin olamayacaktı. Doğruyu bulabilir, bunu kanıtlayabilirdi. Bileti aldı ve cebine koydu.&nbsp;</p>



<p>‘<strong>Bu arada&nbsp; ben Ulaş DERHAN, ağır ceza avukatıyım.’</strong> Elini uzattı.&nbsp;</p>



<p>Şaşkın suratı kırmızıya dönerken elini sıkarak karşılık verdi: <strong>‘Eflin LEVAMİ.’</strong> ve içinden devam etti cümlelerine:<strong> -bir avukatla kaçan suçluyum, acının kış aylarındayım ne yapsam ne etsem belirsizim.-</strong> Ulaş’ı takip etmeye başladı. Adımları trenin merdivenlerindeyken, olduğu yerden nasıl dönülür asla bilmiyordu. Tek bildiği, dönmesi gerektiğiydi.</p>



<p>İnsanlar sevdiklerini bırakırken, o istasyonda, onlar ise körpe yalnızlıklarını bıraktılar.</p>



<p>Ve sonra duyulan bir siren sesi: &#8216;Hoşçakal!&#8217; demenin en sarsıcı ezgisi.</p>



<p><strong>Yazar : Zübeyde Kıvrak (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Kurtalan Ekspresi Kalkıyor!</strong> isimli Zübeyde Kıvrak hikayesini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong></li><li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong></li><li>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin.&nbsp;<strong>*</strong></li><li><strong>*</strong>Site üyeleri için</li></ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>
Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a>
Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-4-3 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="The Winter" width="640" height="480" src="https://www.youtube.com/embed/3hyBHO2xZ7c?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p><strong><em>Görüşmek üzere! 🙂</em></strong></p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/kurtalan-ekspresi-kalkiyor/">Kurtalan Ekspresi Kalkıyor!</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/kurtalan-ekspresi-kalkiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurşun Gibi İzler</title>
		<link>https://kultursakarya.com/kursun-gibi-izler/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/kursun-gibi-izler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zubeydekivrak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2022 16:16:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kısa Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[zübeyde kıvrak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3895</guid>

					<description><![CDATA[<p>Duyduğu polis sireniyle hızlanan adımları kaldırımları dövüyordu. Dikkat çekmeden insanların...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/kursun-gibi-izler/">Kurşun Gibi İzler</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Duyduğu polis sireniyle hızlanan adımları kaldırımları dövüyordu. Dikkat çekmeden insanların arasından sıyrılırken korku dolu gözlerle izliyordu etrafı. Gördüğü tabela ile yönünü oraya çevirdi. Ankara’nın soğuk sokaklarında kendine kaçacak bir yer bulana kadar bu tren garında ısınabilirdi.  </p>



<p>Merdivenleri tırmanıp içeriye girdiğinde ona bakıp yüz çeviren insanları es geçerek istasyonun uzak bir yerine oturdu. Dünyası başına yıkılmış, bir gemi misali yelkenleri delinmişti. Yolunu nasıl bulacağını, ne yapacağını bilmiyordu. Cebindeki son parası ile bir bilet alabilirdi ama bu onun kimliğini belli eder ve yakalanırdı. Gözyaşları yanaklarını buselerken örgü şapkasını çekiştirdi ve boynundaki şal ile iyice yüzünü örttü. </p>



<p>Gökyüzüne bakarak yeşil hareli, ela gözlerini yumdu. ‘Lütfen&#8230;’ dedi. ‘Bir mucize olsun&#8230;’ </p>



<p>Fısıltıları dumanlı buğular bırakırken havaya, dermansız dizlerini yukarı çekerek sarmaladı kendini. Bu şehirde herkese umut olan, içine dinginlik getiren kar taneleri, bugün onun masumiyeti alındığı için mi daha bir güzel yağıyordu diye düşündü (beyhude bir serzenişti onunki). </p>



<p> Kafasını duvara yaslayıp düşüncelere dalmıştı ki trenin siren sesi tırmaladı kulaklarını. Gözleri çevreledi, istasyondaki insanların buruk endişelerini. Artık gözlerindeki damlalara yenileri eklenmişti. Herkes hüzünlü ve biçare vedalaşırken sevdiklerinden, onun kalbinin derin sızısı kimsesiz oluşunaydı. </p>



<p>Ardından ince ve kadife bir sese dikkat kesildi. Daha onunla aynı yaşta sayılabilecek güzel bir kadın, yanındaki adama sarılarak busesini kondurdu yanaklarına. </p>



<p>‘Hayatım, binmeden evvel su alır mısın?&#8217; Onlara bakarken hayallerini anımsamıştı. </p>



<p>Genç adam tebessüm ederek yerinden hareketlendi ve istasyonun diğer ucundaki büfeye doğru gitmeye başladı. Sevgilisi bir süre onu izlemeye devam ettikten sonra cebinden bir kâğıt çıkararak onu bavullarının üzerine bıraktı ve ardına bile bakmadan garın çıkışına doğru koşmaya başladı.</p>



<p>Olan biteni izlerken gözyaşları akmayı durdurmuş ve gözleri genç adamı aramaya başlamıştı. Adam yeniden ufukta belirirken etrafı izleyerek yavaş adımlarla biraz önce sevgilisini bıraktığı yere geliyordu. Tam o sırada esen rüzgar bavulun üzerindeki kağıdı hoyratça havalandırıp Eflin&#8217;in oturduğu bankın önüne bıraktı. Tüm uzuvları onu almamasını söylerken yere eğilip cansız yaralı eli ile kağıdı sarmaladı ve katlarını açtı.</p>



<p><em>&#8221; &#8211;<strong>Ulaş&#8230; </strong></em></p>



<p><strong><em>Sana böyle veda etmek istemezdim ama benden asla vazgeçmeyeceğini ve beni bir şekilde kalmaya ikna edeceğini biliyorum.   </em></strong></p>



<p><strong><em>Ben artık seni sevemiyorum</em></strong>.</p>



<p><strong><em>Bu yola devam edemeyeceğim, söz veriyorum beni bir daha asla görmeyeceksin. </em></strong></p>



<p><em><strong>4 sene için özür dilerim.</strong> &#8220;</em></p>



<p>Eflin&#8217;in ince ellerinin arasındaki cansız kâğıt, acımasız satırlarla süslenmişti.  </p>



<p>Bakışlarını biraz önceki adama esir ettiğinde, onun gözlerinde endişe görmüştü. Etrafı sarmalayan gözleri sevdiği kadını ararken onu görememenin tedirginliğiyle telefona sarıldı. Yanıt alamadığı telefonu hiddetle indirirken önündeki birkaç kişiye onu görüp görmediğini sordu. Olumsuz yanıt aldığında ise artık tahammülü kalmamıştı. Garın çıkışına yönelirken ona engel oldu Eflin. </p>



<p>&#8216;Dur, bekle!’ Genç adam duyduğu titrek sesle geri dönerek Eflin’e yöneldi. </p>



<p>Bakışları onu bulduğunda soru sorar bir gözle bakıyordu ve Eflin devam etti cümlelerine.&nbsp;</p>



<p>‘O gitti ’ Titrek sesi korku doluydu, yakalanmaktan korkuyordu. </p>



<p>Adam anlamsızca bakarken, genç kadın elindeki kağıdı ona uzattı. Adamın hızla çekiştirip aldığı kağıdı okuması ile buruşturup atması saniyeler sürmüştü. Boğumları sertleşirken, kahverengi gözleri yere eğildi ve alaycı bir tebessüm etti. Okuduktan sonra fısıldamaya başladı.</p>



<p>&#8216;Beni terk etti. 4 sene sonra. Koca bir 4 sene.&#8217; Tebessümü yüzünde sönerken kahverengi sulu gözleri Eflin’e tırmandı. Onun yeşil harelerindeki kırmızılığa takıldı. Eflin, notun arasından aldığı bileti adama uzattı ve onun yanından sıyrılarak yürümeye başladı. Buradan nereye gidecek, bu oyun ne kadar sürecek? Bilmiyordu. Bildiği şey, tek kalbi kırığın o olmadığıydı. </p>



<p>Lekeli ellerini montunun cebine sokarken yüzünü daha da örttü ve o dakika kapının girişinde kulağına değen polis telsizi sesiyle tüm dikkati o sese takıldı.&nbsp;</p>



<p>&#8216;Eflin LEVAMİ, kadının eşkâli birazdan tüm birimlere gönderilecektir.’&nbsp;</p>



<p>İşte yolun sonuna gelmişti yelkeni delinen kayık dalgalara esir olmuştu&#8230; </p>



<p> <p><strong>Yazar : Zübeyde Kıvrak (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong></p>   <ul><li><strong>Kurşun Gibi İzler</strong> isimli Zübeyde Kıvrak hikayesini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. <strong>**</strong>Site üyeleri için</li></ul>   <pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a> Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a> Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>. Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre> </p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-4-3 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Sezen Aksu - Son Bakış (1989)" width="640" height="480" src="https://www.youtube.com/embed/ZweqAxLGvkw?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/kursun-gibi-izler/">Kurşun Gibi İzler</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/kursun-gibi-izler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kırılınca Bir Büyük Ayna</title>
		<link>https://kultursakarya.com/kirilinca-bir-buyuk-ayna/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/kirilinca-bir-buyuk-ayna/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Meryem Tetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2022 18:03:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Tetik]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3888</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8216;Kırılınca bir büyük ayna, şarkılar da yarım kaldı.&#8217;&#160; Elinde tuttuğu...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/kirilinca-bir-buyuk-ayna/">Kırılınca Bir Büyük Ayna</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8216;Kırılınca bir büyük ayna, şarkılar da yarım kaldı.&#8217;&nbsp;</p>



<p>Elinde tuttuğu altın işlemeli, çerçeveli aynadaki suretine bakarak nerede okuduğunu hatırlayamadığı şiirin birkaç dizesini tekrar edip duruyordu. Kırılınca bir büyük ayna. Kırılınca bir ayna. Ne olurdu kırılınca bir ayna? Donuk, ifadesiz, duygusuz ve soğuk, bakıyordu bölük pörçük suretine. Artık kırılmadan önce ve kırılmadan sonra diye ikiye bölecekti yaşamını bu ayna, kırık ayna. </p>



<p>***</p>



<p>Bir yaz gününün akşamüstü; bahçede ötüşen ardıç kuşları, ılık esen bir rüzgar, rüzgarın hafif hafif çarptığı suret. Bu suret oturduğu taraçada, dingin bir edayla ve ara sıra gözlerini yumarak gösterdiği memnuniyetiyle kabul ediyordu rüzgarı. Ruhuna tanıdık gelen; sevdiği ama hiç dinlemediği bir ezgiyi uzak ülkelerden getiriyordu sanki.</p>



<p>Yumulmuş gözleri, yaklaşan ayak sesleri ile aralandı. Başı, sesin geldiği yöne doğru meyletti ama ayaklar çoktan varmıştı yanına. Leyla. Başını kaldırıp gördüğü tebessümle kıvrıldı dudakları, gülercesine. Oturmasını teklif eden bir el hareketiyle yanındaki sandalyeyi Leyla&#8217;ya gösterip derin bir iç çekişle; &#8220;İçime mutlulukla karışık bir hüzün çöküyor, sanki bu havalarda ruhum yeniden üfleniyor.&#8221; dedi. </p>



<p>Yüzündeki tebessümü eksiltmeden; &#8220;Yapma Allah aşkına. Sen hep böyle hissedersin, havaların bir suçu yok. Doğarken hüzne bulamışlar seni.&#8221; diyerek yanıtladı Leyla.</p>



<p>Doğruydu, hüzün göbek adı haline gelmişti. Bu doğruluğu Leyla&#8217;dan işitmek, garip bir ürpertiyi boyun kıvrımlarında duyumsamasına neden oldu. Onu ne kadar da iyi tanıyordu oysa. Bunu düşünmek hoşuna gitti.&nbsp;</p>



<p>***</p>



<p>Mutfağın küçük penceresinden, bahçede dönenip duran rüzgar gülüne bakarak rüzgarın şiddetini anlamaya çalışıyordu. Mevsimin son demleri. Havaya gri bulutlar tutturulmuş gelecek yağmurun haberini veriyordu adeta. Ne olurdu da biraz daha kalsaydı içini ısıtan bulutlar? Her şeyin bir sonu vardı oysa. Bu mevsimin de sonu gelmişti. Gelecek mevsimin bir sonu vardı, öteki mevsimin de. Ve hatta kendi yaşamının da bir sonu vardı, Leyla&#8217;nın da. &#8216;Her son yeni bir başlangıç.&#8217; diyenler türemişti bir zamanlar. Her son yeni bir başlangıç olabilir miydi? </p>



<p>***</p>



<p>Elindeki gaz lambasıyla odaları dolandı bir bir.&nbsp;</p>



<p><em>&#8216;Leyla.&#8217; </em></p>



<p><em>&#8216;Leylaaa!&#8217; </em></p>



<p>Bahçeye çıktı. Karanlığa gömülmüş bahçeye. Yalnızca rüzgar gülünün renkleri, rüzgardan sönmeye yüz tutmuş gaz lambasının ışığıyla buluşunca kamaşıyordu. </p>



<p><em>&#8216;Leylaaaaa!&#8217;</em></p>



<p>Sesinin şiddeti umutsuzluğa karışmıştı bile. Durdu. Taraçanın merdivenlerine oturdu. Başını eğip ellerini başının arkasında kavuşturdu. Kısık sesle, kendisinin bile zor duyacağı şekilde bir şeyler mırıldanıyordu. Bir aralık bir ses duyar gibi oldu, başını kaldırıp sesin geldiği yöne dikkatlice baktı. Bir kediydi. Umudu yeniden alevlenmişken, çöktü omuzları yine.&nbsp;</p>



<p>***</p>



<p>Kapının sesiyle uyuyakaldığı koltuktan irkilerek kalktı.&nbsp;</p>



<p>&#8216;Leyla.&#8217;&nbsp;</p>



<p>Kapıya koştu açmak için. Yüzünde korkuyla karışık bir sevinç vardı. Her şey son bulacaktı, tüm acılarına son verecekti bu kapıyı açmak. Açtı. Karşısında tanımadığı iki adam vardı. Üniformalarından devlet hizmetinde oldukları anlaşılıyordu. Yakınlarda bir nehirde kardeşi Leyla&#8217;yı bulduklarını söylediler.&nbsp;</p>



<p>Gözleri doldu. Yaşları akıtmamak için kırpmadı, açık tutmaya direndi gözlerini.</p>



<p><a href="https://kultursakarya.com/devrilmis-gumus-sutun/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Devrilmiş Gümüş Sütun</a></p>



<p><p><strong>Yazar : Meryem Tetik (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong></p></p>



<p>Bir Şiir:  <a href="https://www.siir-defteri.com/turk-sairler/Behcet-Aysan/Ayna----/31-7" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Behçet Aysan &#8211; Ayna</a></p>



<p>Bir Şarkı:  </p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-4-3 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Teoman - Ruzgar Gulu" width="640" height="480" src="https://www.youtube.com/embed/Lo_wYixXu-o?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p><ul><li><strong> Kırılınca Bir Büyük Ayna</strong> isimli Meryem Tetik hikayesini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. <strong>**</strong>Site üyeleri için</li></ul>   <pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a> Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a> Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>. Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre> </p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/kirilinca-bir-buyuk-ayna/">Kırılınca Bir Büyük Ayna</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/kirilinca-bir-buyuk-ayna/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bandaj</title>
		<link>https://kultursakarya.com/bandaj/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/bandaj/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zubeydekivrak]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 May 2022 21:09:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<category><![CDATA[zübeyde kıvrak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3565</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bandaj </p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/bandaj/">Bandaj</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>‘Güven bana, şimdi gireceksin ve test olumlu çıkacak. O bandajdan kurtulacaksın sonra hayat önüne tüm güzelliklerini serecek.’ Elimi eline koyup ona güvencimi belirten bir hareket yaparak gülümsedim.</p>



<p>Sedyenin yerde sürüklenme sesi kulağıma dolduğunda, zamanla hayallerine yetişen bir çocuk gibi heyecan sarmıştı bedenimi. Senelerdir çabalamış iyileşmek için onlarca ameliyata girmiştim. Yeşilinin her tonunu, denizin iyot kokulu maviliğini hayal ederken bir kırıklık benimsedim. Her ne kadar mutlu olmaya çalışsam da içimde beliren bir kırıklık&#8230;</p>



<p>Tedirgin bir şekilde ‘Emira.’ dedi Enise.</p>



<p>‘Ne oldu?&#8230;’</p>



<p>‘Canım, beş dakika bir hasta ile görüşmem gerek. Hemen geliyorum.’</p>



<p>‘Peki, tamam.’ İçimdeki heyecan katlanarak bir çığa dönüşüyordu.</p>



<p>Kapının kapanma sesi kulaklarıma dolduğu an da, beni içine hapseden bir bağırış kulaklarıma değindi.</p>



<p>‘Anne&#8230;’ Bu içli haykırış tüm kalbimi sızlatırken koridordan gelen sese kilitlenmiştim.’</p>



<p>‘Annem ölmemiştir.’ Haykırışlarının arasından bir yakarışla karışık hıçkırıklarını bıraktı koridora.</p>



<p>Dayanamıyordum. Orada olmak acılarına ortak olmak istiyordum. Ayaklarımı yataktan sarkıtıp zeminle buluşturdum. Ellerimle destek alarak yolu bulmaya çalıştığımda kapının kulpuna sarılmıştım, kendime doğru çektiğim kapı açıldığında bana yaklaşan hıçkırıklarıyla bütün olmuş sesten başka hiçbir şey duyamaz vaziyetteydim.</p>



<p>Duvarın kenarına çökmüş ağlıyordu, hayatımın fragmanını izlerken kaybettiklerim boğazıma oturmuştu.</p>



<p>Yavaşça duvardan süzüldüm, elimle yüz hatlarını takip ederek gözlerine ulaştım. Nazikçe gözyaşlarını sildiğimde kesilen nefesi ile başı bu anı beklermişcesine omzuma eğildi. Elimi saçlarının arasına koyup okşamaya başladığımda nefes alış verişleri düzelmeye başladı. Zaman saatler gibi akıp giderken boğuk bir ses kulaklarıma değindi.</p>



<p>‘En zoru da ne biliyor musun? Salonda yarım bardak su kalmış, onu hiç içemeyecek.’</p>



<p>Başını yavaşça omzumdan kaldırıp&nbsp; yüzüme odaklandığını hissettiğimde, gözümdeki bandaja takılmış olacak ki elleri gevşemişti. Ellerini ellerimden çektiğinde yüzüme ince bir dokunuş hâkim oldu. Tanıdık bir kitabın kelimelerini ezberler gibi&nbsp; yüzümü okşayan el saçlarımı geriye attıktan sonra bandajın ipine tutundu. ‘Emira…’ Bandajın ipini tutup çektiğinde gözümden düşen ağırlık beraberinde gözlerimi sımsıkı yummuştum.</p>



<p>‘Gözlerini aç&#8230;’ saniyeleri saatler gibi geçirirken gözlerimi yavaşça açtım. Gözlerime hapsolan aydınlık acı verirken dudaklarım tebessüm eşliğinde kıvrılmıştı. Görüntüm netleşmeye başladığında abimin dağılmış saçları, çökmüş yüzü ve damlacıklarla örtüşmüş kahverengi gözleri karşıladı beni…</p>



<p>Aslında ikimizde kaybetmiştik. O akıl sağlığını, ben ise gözlerimi. Ben kazanmıştım peki ya o kazanabilecek miydi?</p>



<p><strong>Yazar : Zübeyde Kıvrak (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong> </p>



<ul class="wp-block-list"><li> <strong>Bandaj</strong> isimli Zübeyde Kıvrak&#8217;ın hikayesini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong></li><li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong></li><li>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. <strong>*</strong></li><li><strong>*</strong>Site üyeleri için</li></ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>
Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a>
Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/bandaj/">Bandaj</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/bandaj/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devrilmiş Gümüş Sütun</title>
		<link>https://kultursakarya.com/devrilmis-gumus-sutun/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/devrilmis-gumus-sutun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Meryem Tetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2022 17:59:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Tetik]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Tetik Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Üniversitesi Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3480</guid>

					<description><![CDATA[<p>Devrilmiş Gümüş Sütun Gök, sarılı turunculu bir cümbüşle ufka kadar...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/devrilmis-gumus-sutun/">Devrilmiş Gümüş Sütun</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Devrilmiş Gümüş Sütun</strong></p>



<p>Gök, sarılı turunculu bir cümbüşle ufka kadar indirmişti güneşini. Baharın o taze günlerinde uyumak istemez kimse, güneş de uyumamak için diretiyor gibiydi. Gündüz açtığı yaraya sarılmış, kapatmamaya kararlıydı. Yeşil yeşil kümelenmiş ağaçlara bir hışımla çarpıp duruyordu ama nafile batmaya mahkumdu.</p>



<p>Sarı ışıldakla aydınlatılmış yollar kimsesizdi. Toprak sanki yıllardır yürünmemiş gibi şimdi adımlarını yavaş yavaş değiştiren dingin bir edayla etrafını seyreden saman sarısı saçlarını ensesinde toplamış olan kadına hayretle bakıyordu.&nbsp;</p>



<p>Sağ eliyle yol boyunca topladığı çiçekleri ve hasır şapkasını, diğer eliyle de rüzgarın her dokunuşunda uçuşturduğu uzunca elbisesinin eteklerini tutuyordu. Boyuna yakın yabani otların arasından geçip usulca akan nehrin kenarına ulaştı. Tepeden gelen ay ışığı ile adeta devrilmiş gümüş bir sütunu andırıyordu nehir. Derin bir nefes alıp ayaklarına baktı sonra duraklayıp sanki yapılacak bir şeyi hatırlamışçasına ayaklarına uzanıp ayakkabılarını çıkardı. Kenara koydu. Bir süre nehri izledi. Mavi gözleri devrilmiş gümüş sütunun yansımasıyla grileşmişti. Bu grilik ruhuna sirayet etmişçesine derin bir boşluk hissettirdi. Öncesiz ve sonrasız hatta şimdisiz gibi&#8230; Bu zamana, mekana, kendi bedenine ait değilmiş gibi&#8230;</p>



<p>Gözleri doldu. Yaşları akıtmamak için kırpmadı, açık tutmaya direndi gözlerini. Akıtsa sanki içindeki huzursuzluğun, mutsuzluğun o yaşlarla birlikte akıp gideceğinden korkuyordu. Ruhunu adeta mutsuzluğun içinde ve mutsuzlukla birlikte var ediyordu.&nbsp;</p>



<p>Derin bir nefes alıp çehresini göğe yöneltti ve bıraktı nefesini. Onlarca yıldız asılı duruyordu gökte. Gözünün iliştiklerine birkaç saniye bakıp tek tek gülümsedi selamlarcasına, veda edercesine. Sonra bakışları yıldızları bırakıp elindeki çiçeklere ve şapkasına yöneldi. Şapkayı nehre doğru fırlattı. Bir nilüferin süzülüşü gibi şimdi şapka nehrin sularında akıntıya karşı ve akıntıyla birlikte yol alıyordu. Çiçeklere gelince, her birinin ruhu çoktan çekilmişti göğe. Yine de ufak olsa da can kırıntısı bulmak adına bakındı biraz fakat canlı da olsa artık pek bir önemi olmadığını hatırlayıp özenle saçlarına takmaya başladı. İşi bitince sağ ayağını usulca suya soktu. Sonra diğerini. Nehrin suları boynuna ulaşıncaya değin yürüdü. Artık gözlerine ulaştığında zaten dolu olan gözlerinden akan yaşlar nehrin sularına katıldı.</p>



<p>Bir Şiir: <a href="https://www.turkcebilgi.org/sairler-ve-siirleri/nazim-hikmet-ran/piraye-icin-yazilmis-saat-21-siirleri---26-eylul-1945-38498.html">26 Eylül 1945</a></p>



<p>Bir Şarkı:  Braga &#8211; Angel&#8217;s Serenade</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-4-3 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="BRAGA  Angel&#039;s Serenade" width="640" height="480" src="https://www.youtube.com/embed/BYVFIAZHvoU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Devrilmiş Gümüş Sütun</strong> isimli Meryem Tetik hikayesini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong> </li><li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong></li><li>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. <strong>*</strong></li><li><strong>*</strong>Site üyeleri için</li></ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>
Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a>
Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/devrilmis-gumus-sutun/">Devrilmiş Gümüş Sütun</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/devrilmis-gumus-sutun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Delikanlı Mehmet (Bir Vatan Aşığı Hikayesi)</title>
		<link>https://kultursakarya.com/delikanli-mehmet-bir-vatan-asigi-hikayesi/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/delikanli-mehmet-bir-vatan-asigi-hikayesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Akl-ı Selim]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Mar 2022 16:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[fedakarlık]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya üniversitesi hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3344</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güneşin ilk ışınları süzülerek, acıların kol gezdiği sokakları süslüyordu. Yavaş...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/delikanli-mehmet-bir-vatan-asigi-hikayesi/">Delikanlı Mehmet (Bir Vatan Aşığı Hikayesi)</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Güneşin ilk ışınları süzülerek, acıların kol gezdiği sokakları süslüyordu. Yavaş yavaş aydınlanan havada bir umut hissediliyordu. Her şeye rağmen insana güç veren o umut! Her gün binlerce amaçsız insanın üzerinde dolaştığı yollar ise çok sessiz. Sanki yorgunluklarını atıyor ve güneşin tadına bakıyorlar. Bu upuzun yolların sonunda hafif bir gölge&#8230; Sonra hafif bir ayakkabı tıkırtısı&#8230; Güneş yükseldikçe vücut hatları belli oluyor. Atletik yapılı bir delikanlı olduğu omuzlarının siluetinden anlaşılıyor. Buna rağmen boynu bükük yürüyor. Yüzü ise solmuş.</p>



<p><amp-fit-text layout="fixed-height" min-font-size="6" max-font-size="72" height="80">Yüzünden düşen damlalar yolları da dertlendiriyor. Çiçekler, böcekler bütün herkes dikkatini delikanlıya veriyor; meraktan ölüyorlar. Delikanlı ise etrafını umursamadan ilerliyor.</amp-fit-text></p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yağız Bir Delikanlı</strong></h3>



<p>Delikanlının adı Mehmet&#8217;ti. Mehmet çocukluğundan beri uslu ve zeki biri olarak tanınırdı. Gerek öğretmenleri, gerek ise komşuları ondan çok hoşnuttular. O ise mahalledeki kendinden küçük çocukları sahiplenir ve korur; büyüklerine ise tam bir sevgi ve saygı ile davranırdı. Bazıları için en iyi arkadaş, bazıları için ise kesinlikle evlenilecek bir çocuktu. Kumral saçları altındaki o bebeksi yüzü her zaman insanlara güler ve onları da neşelendirirdi. Mahallesinin neşesi, genç kızların ise kalbinin sahibiydi. O mahalleden geçerken genç kızlar farklı şeylerle ilgileniyormuş gibi gözükse de hepsi Mehmet&#8217;i görmek için balkona, pencereye, sokağa çıkardı. O ise etrafındaki akımın bile farkına varmadan gelip geçerdi.</p>



<p>Mehmet üç odalı taştan yapılma bir evde yaşıyordu. Babası Sırplarla yapılan bir çatışmada şehit olmuştu. Mehmet&#8217;in içine bu ukde oldu. Savaşıp hem ülkesinin hem de babasının intikamını almak için yanıp tutuşuyordu. Mehmet bir gün annesinin isteklerini almak için evden çıktı. Yolda yürümeye başladı. Gözleri uzaklara daldı, gitti. </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bir Mutluluk</strong></h3>



<p>Gözüne yavaştan bir hareketlilik ilişti. Sonrasında dikkat ettiğinde bunun bir kız olduğunu farketti. Hayatında ilk defa bir kıza gözü ilişiyordu. Dönüp gitmek istedi ama yapamadı. Bir şeyler onu buraya çekiyordu. Kumral saçları ve ela gözleri hemen dikkatini çekti. Arkadaşlarıyla konuşurkenki o tatlı gülümsemesi var ya, her şeye değerdi! İnci gibi dişleri vardı. İpince beliyle o hanım hanımcık havası onu aldı götürdü.</p>



<p>O günden sonra hep onunla alakalı araştırma yaptı. Adı Aslı&#8217;ydı. Yakın çevresine sorduğunda hep olumlu şeyler işitiyordu. Hanım hanımcıktı ve maharetliydi. Durumu annesine açtı. Annesiyle gidip kızı istediler. Aslı da Mehmet&#8217;e vurulmuştu. Babası Aslı&#8217;yı Mehmet&#8217;e verdi. Düğün yaptılar. Sonsuza dek sürecek mutlu evlilikleri başladı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Delikanlı İçin Savaş Çanları Çalıyor!</h3>



<p>Sırbistan&#8217;ın kışkırtmasıyla Bosna &#8211; Hersek çatışmaları oluyordu. Mehmet de reşitliğe artık basmıştı. Ve akan kan yerinde durmazdı. O, evde kız gibi oturan kılıbıklardan değildi! Vatan için ölür ölür dirilirdi! Tüfeği kaptığı gibi omzuna taktı ve daha iki aylık hamile karısından helallik istedi ve çıktı.</p>



<p>Arkadaşlarıyla birlikte o alçak Sırp&#8217;lardan koruyacaktı! Dağlarda yaşamaya başladı. Daha ilk iki günde yirmi kişiyi tahtalı köye yollamıştı. Yamandı ama arkadaşlarıyla birlikte oluşturdukları on kişilik çetenin karşısına yüz kişilik manga çıktığında yapacakları pek bir şey kalmamıştı. Ölümüne savaşacaklardı! Nitekim, Mehmet hariç hepsi şehit oldu. Mehmet&#8217;i ise öldü sanıp dokunmadılar. Oradaki köylüler ölü olmadığını farkedip yaralarını sardılar ve iyileştirdiler.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Eve Dönüş, Derdi ile Diriliş</strong></h3>



<p>Mehmet eve döndüğünde acı haberleri öğrendi. Hamile karısı ve annesini acımasızca katletmişlerdi. Şimdi o ne yapmalıydı?</p>



<p>Kusursuz bir sükut içinde sokaklarda geziyordu. Güneş ışınları ise güne yavaş yavaş veda ediyordu.</p>



<p></p>



<p><strong>Akl-ı Selim (Hikayelerim)</strong></p>



<p> <strong>(Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong> </p>



<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-flow wp-block-group-is-layout-flow">
<pre class="wp-block-preformatted">Daha fazla hikaye okumak için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/hikaye" target="_blank" rel="noreferrer noopener">buraya</a> tıklayabilirsin.
Beni sadece hikaye kesmez, hepsi olsun dersen <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat" target="_blank" rel="noreferrer noopener">ortaya karışık kaset</a>.
Yetmez! Ben sizde yazmak istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bize Ulaşın</a></pre>
</div></div>



<pre class="wp-block-preformatted">Dipnot:
<em>Kullandığımız fotoğraf <a aria-label=" (yeni sekmede açılır)" href="https://pixabay.com/tr/users/Fotocitizen-397314/?utm_source=link-attribution&amp;utm_medium=referral&amp;utm_campaign=image&amp;utm_content=440520" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Jorge Guillen</a> tarafından <a aria-label=" (yeni sekmede açılır)" href="https://pixabay.com/tr/?utm_source=link-attribution&amp;utm_medium=referral&amp;utm_campaign=image&amp;utm_content=440520" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Pixabay</a>'a yüklendi. 
Bu içeriği bize telifsiz sunduğu için şükranlarımızı sunmak isteriz.</em>

Ben size telifsiz fotoğraf sağlamak istiyorum diyorsan <a href="mailto:kultursakaryacom@gmail.com" target="_blank" rel="noreferrer noopener"></a><a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bize Ulaşın</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/delikanli-mehmet-bir-vatan-asigi-hikayesi/">Delikanlı Mehmet (Bir Vatan Aşığı Hikayesi)</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/delikanli-mehmet-bir-vatan-asigi-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir düşün içinde (Umuda tutkun bir umutsuzluk)</title>
		<link>https://kultursakarya.com/bir-dusun-icinde-umuda-tutkun-bir-umutsuzluk/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/bir-dusun-icinde-umuda-tutkun-bir-umutsuzluk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Meryem Tetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2022 18:43:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Tetik]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya üniversitesi hikaye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir düşün içinde Gürül gürül yanan ateş, sobanın küçük deliğinden...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/bir-dusun-icinde-umuda-tutkun-bir-umutsuzluk/">Bir düşün içinde (Umuda tutkun bir umutsuzluk)</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Bir düşün içinde</strong></p>



<p>Gürül gürül yanan ateş, sobanın küçük deliğinden tavana ulaşıyor, kırmızılı turunculu renkleriyle hareket ettirebilecek ölçüde görmeyi sağlıyordu.&nbsp;</p>



<p>&nbsp;&#8216;çıt&#8217;</p>



<p>Harlı ateşe yeni odunlar eklenmişti. Anlaşılan eskilerle kaynaşılıyordu bu çıt sesleriyle.</p>



<p>Sobanın hemen yanında yaklaşık beş kadar odun yanmak için sıralarını bekliyorlardı. İrili ufaklı birkaç kuru odun kabuğu parçası sobanın hemen önünde başlayan halıya dökülmüştü.&nbsp;</p>



<p>Kara saçlı başına örttüğü, gül kurusu rengindeki, kenarları yıldız çiçeği ile çevrelenmiş tülbentin gevşemiş bağını biraz daha sıkarken oturduğu yerden doğrulup ayağa kalktı. Yerdeki kabukları alıp sobanın deliğinden ölümün kollarına bıraktı.</p>



<p>&nbsp;&#8216;çıt&#8217;</p>



<p>Ayın on dördü, ay tüm ihtişamı ile göğe asılmış yeryüzüne göz kırpıyordu. Bir aralık bakışları, perdesi kenarda toplanmış pencereye takıldı, ışığını tüm odaya dağıttı. İnsan silüetine büründü, yürüdü her bir karışında adeta. Sonra yıldız çiçekli tülbente dokundu.</p>



<p>&nbsp;&#8216;çıt&#8217;</p>



<p>Sobanın başında ateşi, ateşin çıkardığı ezgiyi seyre dalmıştı. Söylenen o ki, derinlerde bir yerde atalarımızın ruhlarından bir parça taşırız. Bizim, ateşe bakınca huzur dolmamız, derindeki o ruhu hissediyor olduğumuz anlamına geliyormuş.</p>



<p>Bunları düşünürken ay ışığının içeri dolduğunu fark etti. Arkasını dönüp az önce kalktığı divanın yanındaki beşiğe doğru adımlar attı. Biraz eğilip nefesini tuttu, bebeğinin soluk alışlarını duymaya çalıştı. Muntazamdı soluklar. Doğrulup içinde tuttuğu nefesi derin bir rahatlama ve huzurla bıraktı. Önceki iki bebesi daha kırkları çıkmadan beşikte can vermişti. Korkuyordu, Muazzez&#8217;inin de aynı kaderi paylaşmasından.</p>



<p>&nbsp;&#8216;çıt&#8217;</p>



<p>Odaya mutlak bir sessizlik hakimdi. Divana oturmuş pencereden sokağın sonunu izliyordu. Birini sevmek; onun geçtiği &#8211; geçeceği yolları sevmek, onu beklemeyi sevmek, çıkacağı köşebaşlarını sevmek de demekti. Bekliyordu, gelmesi gerekeni. Dudaklarından belli belirsiz sesler çıkararak huşu içinde dua okuyordu. Bir aralık gözleri kapandı. Uykuya direnmeye çalıştıysa da nafile, uyudu.&nbsp;</p>



<p>&nbsp;&#8216;çıt&#8217;</p>



<p>Ay ışığı yavaş yavaş çekiliyor yerini güneşe bırakmaya hazırlanıyordu. Pencere kenarında uyuyan gül kurusu rengi tülbente son defa dokunmak istedi. Sonra çekildi sonsuzluğuna.</p>



<p><strong>Yazar : Meryem Tetik (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong> </p>



<p>Bir Şiir: <a href="https://siir.sitesi.web.tr/ahmet-muhip-diranas/adamlar.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Ahmet Muhip Dıranas &#8211; Adamlar</a><br>Bir Şarkı: Por una Cabeza &#8211; Carlos Gardel</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Por una Cabeza - Carlos Gardel" width="640" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/Gcxv7i02lXc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Bir düşün içinde</strong> isimli Meryem Tetik hikayesini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong> </li><li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong></li><li>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. <strong>*</strong></li><li><strong>*</strong>Site üyeleri için</li></ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>
Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a>
Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/bir-dusun-icinde-umuda-tutkun-bir-umutsuzluk/">Bir düşün içinde (Umuda tutkun bir umutsuzluk)</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/bir-dusun-icinde-umuda-tutkun-bir-umutsuzluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir başına mıyım bu dünyada?</title>
		<link>https://kultursakarya.com/bir-basina-miyim-bu-dunyada/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/bir-basina-miyim-bu-dunyada/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Meryem Tetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Mar 2022 16:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Tetik]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Tetik Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yalnızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=2975</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir başına mıyım bu dünyada? Kalabalık insan kafaları kıpırdanmaya başlamış,...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/bir-basina-miyim-bu-dunyada/">Bir başına mıyım bu dünyada?</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Bir başına mıyım bu dünyada?</strong></p>



<p>Kalabalık insan kafaları kıpırdanmaya başlamış, tren hüzünlü türküsünü çalmaya hazırlanıyordu. Bilmediği bir şehrin bilmediği bir kasabasında hiç tanımadığı belki de bir daha göremeyeceği suretlere, o suretlerdeki veda musikisinin yürek eziciliğine bakıyordu. &#8216;İnsan ait değildir.&#8217; Nerede okumuştu bunu, hatırlayamadı. Ama emindi: İnsan bu aleme ait değildi, hiç olmamıştı.</p>



<p>Biraz sonra kompartımanın kapısının önünde hafif tıkırtı oldu. Küçük bir kız çocuğu elinde sımsıkı tuttuğu oyuncak bebeği ve dudaklarına iliştirdiği masum gülüşle içeri girdi. Küçük gözleri kompartımanı incelemeyi bitirdikten sonra karşısındaki şaşkın ve suskun bakışlarla birleşti.&nbsp;</p>



<p>&#8220;Kayıp mı oldun?&#8221; diye sordu küçük kıza.<br><br>&#8220;Hayır.&#8221;<br><br>&#8220;Birini mi arıyorsun?&#8221;&nbsp;<br><br>&#8220;Hayır.&#8221;<br><br>&#8220;Peki neden geldin buraya?&#8221;<br><br>&#8220;Treni geziyorum. Biliyor musun ilk defa bir tren görüyorum.&#8221;<br><br>&#8220;Annen, baban nerede?&#8221;<br><br>&#8220;Uyuyorlar.&#8221; deyip cama doğru adımlar atmaya başladı sonra devam etti:<br><br>&#8220;Senin adın ne abla?&#8221;<br><br>&#8220;Handan. Peki ya seninki?&#8221;<br><br>&#8220;Buket.&#8221;<br><br>&#8220;Çok güzel bir isim: Buket, çiçek demeti yani bir sürü çiçek demek.&#8221;<br><br>Bir süre suskunluk ve birbirine yaklaşıp kaçan bakışlarla geçti. Sonra suskunluğu bozan Buket oldu:<br><br>&#8220;Neden yalnızsın?&#8221;</p>



<p>Handan hiç beklemediği bu soruyla şaşaladı. Cevabını bilmediği, bulamadığı bir soru. Belki de hiç düşünmedi, düşünemedi yalnız olduğunu. Ama küçük bir çift gözün sorusu, kaçtığı her şeyi yığınla önüne düşürmüştü. Tüm yüz kasları bir anda bıraktı kendilerini. Bir anda on yaş daha almıştı.<br><br>&#8220;Neden yalnızsın?&#8221;</p>



<p>&#8216;Yanında kimse yok, neden&#8217; deseydi, belki bir cevap bulabilirdi. Yanlarına gidiyorum derdi, ben bekliyorlardı derdi. Bu sefer yola tek başıma çıkmak istedim de diyebilirdi pek âlâ. Ama bu cevaplar apaçık bu sorunun cevapları değildi.&nbsp;<br><br>&#8220;Neden yalnızsın?&#8221;&nbsp;<br><br>&#8216;Kimsen yok, neden?&#8217; diyordu, adeta hesap sorar gibi. Yalnız olmanın suç sayıldığı bir soru.<br><br>&#8216;Hey, sana soruyorum cevap ver! Neden yalnızsın?&#8217;<br><br>Bilmiyorum.<br><br>&#8216;Hayır yalan! Neden yalnızsın? Yaşadın onca sene katamadın mı heybene üç beş kişi?&#8217;<br><br>Elma mı bu da katılsın heybeye.<br><br>&#8216;Elma, armut, portakal, insan.. hepsi bir değil mi?&#8217;<br><br>Elma ile insan bir mi?<br><br>&#8216;Ruh ikisine de üflenmedi mi?&#8217;</p>



<p>Zihninde tiyatro perdeleri açılıp kapanıyor, hepsinden de farklı bir Handan farklı bir Buket çıkıp laf atıyor, sorular soruyor, kızıyor. NEDEN? Sonra Handan küçülüyor da küçülüyor. Yo hayır yoksa Buket mi büyüyordu? Gözleri artık küçük demeye şahit isterdi.&nbsp;</p>



<p>Ellerini yüzünde kavuşturdu Handan. Gözlerini, şakaklarını ovdu, açtı gözlerini. Hayır, küçülmemişti. Kompartımanın içine baktı sonra. Kimse yoktu. Koridora çıktı, bulamadı istediğini.</p>



<p>Düşünceleri birbiri ardınca sıralandı. Anıları, yaşadığı onca sene ufaldı ufaldı toz halini aldı sonra düşüncelerini ilişti. Üflese düşecekti. Düşmedi. Patlamaya hazır göğüsü soluk alışlarının hızına yetişemiyordu. Başını çevirdi, gökyüzü güneşini batırıp gece lambasını yakmaya hazırlanıyordu. Tüm insanlığın yükünü omuzlarında hissetti. İçinden yükünü bırakıp ağlamak geldi. Yapamadı, yalnız olmadığını anladı.</p>



<p><strong>Yazar : Meryem Tetik (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong> </p>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Bir başıma mıyım bu dünyada?</strong> isimli Meryem Tetik hikayesini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin. (Üyeler İçin) </li><li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin (Site üyeleri için) </li><li>Ben bunu kaydederim bu ne güzel yazı dersen de kitap ayracı gibi olan butona basıver 🙂</li></ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Yorum yazarak bu yazının sende uyandırdığı duyguları ifade etmek mi istiyorsun? E o zaman durma! :) Bu üyelere özel değil! (Ama üye olursan yorumunda üyeliğinde foton falan çıkar bak ;) bizce ol :) ) <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>

Daha fazla edebi yazı okumak için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">buraya</a> tıklayabilirsin.
Yetmez! Ben bu güzel sitede yazar olmak istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a>


<em>Dipnot:
Bu yazıdaki kullandığımız fotoğraflar Pixabay'daki telifsiz fotoğrafçılar tarafından sağlandı. 
Bu içeriği bize telifsiz sundukları için şükranlarımızı sunmak isteriz.

Ben size telifsiz(kaynakça belirtilerek) fotoğraf sağlamak istiyorum diyorsan </em><a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bize Ulaşın</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/bir-basina-miyim-bu-dunyada/">Bir başına mıyım bu dünyada?</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/bir-basina-miyim-bu-dunyada/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Perdeli Tabut (Duvarlar Arasında Bir Arayış)</title>
		<link>https://kultursakarya.com/perdeli-tabut-duvarlar-arasinda-bir-arayis/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/perdeli-tabut-duvarlar-arasinda-bir-arayis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Meryem Tetik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2022 16:02:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[kültür sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Meryem Tetik]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Üniversitesi Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=2710</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazarımız Meryem Tetik&#8217;in kaleminden Perdeli Tabut hikayesi sizlerle. Sitemizin edebiyat...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/perdeli-tabut-duvarlar-arasinda-bir-arayis/">Perdeli Tabut (Duvarlar Arasında Bir Arayış)</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yazarımız Meryem Tetik&#8217;in kaleminden Perdeli Tabut hikayesi sizlerle. Sitemizin edebiyat dünyasında kendi benliğinizi bulmanız dileğiyle&#8230; <strong>(Editörün Notu)</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading" id="perdeli-tabut-hikaye">Perdeli Tabut (Hikaye)</h3>



<p>Tavana yakın, küçük, perdesiz, kirli pencereden taşan güneş huzmeleri tüm koğuşu aydınlatıyordu. Bütün gece sayıklayıp duran Etem bu ışık demetiyle uykusundan uyandı. Ranzanın üst katında, haftalardır yıkamadığı rengi solmuş yorganın altında gözlerini pencereden ayırmadan uzanıyordu. &#8220;Perdesiz, demir kafesli bir pencere.&#8221; diye mırıldandı. Perdesiz bir yerde ancak misafir olunabilirdi. Oysa o, yıllardır burada ve bir o kadar yıl daha burada olacaktı.&nbsp;</p>



<p>Mırıldanışı duymuş olacak ki Sebahattin alt kattan yukarı doğru uzandı. Sonra ayağa kalkıp coşkulu bir edayla gece rüyasında gördüklerini anlatmaya başladı. Sebahattin konuşurken Etem&#8217;in aklına kendi rüyası geldi: Gök yarılmışçasına akan yağmurlu bir akşam, her yağmur damlasının gökten kopuşunda biraz daha büyüyen demir kafesin sütunları ve her yağmur damlasının yere dokunuşunda küçülen koğuş duvarları&#8230; Hayır, hayır bir tabuttu bu. Bir tabut, tavanında perdesi olan küçük pencereli bir tabut, perdeli tabut.</p>



<p>* * *</p>



<p>Karadeniz&#8217;in yağmurlu Kasım ayının 17&#8217;sinde gelmişti Sinop&#8217;a. Baba ocağından ne kadar da uzaktı. Öyle ya, Sinop&#8217;a ilk gelişiydi o gün, bir daha da geri dönemedi zaten. Bunları düşüne düşüne avluda volta atanları izledi oturduğu yerden. Bir an alnında bir ıslaklık hissetti, elini götürüp ne olduğunu anlayana değin içeri koşuşturmaya başlayanların sesiyle önce avluya açılan kapıya yöneldi bakışları sonra göğe.</p>



<p>Az önce oturduğu yerden iki adım öne geldi. Yüzünün kırışık çizgilerine yağmur suyu doluyor sonra usulca çenesine oradan gömleğine akıyordu. Burada her gün yağardı ama bu defa farklı yağıyor gibi hissetti. Derin bir ızdırap duydu. Avluda yalnız o kalmıştı, bir gardiyan sesini duyuramadığı Etem&#8217;e doğru hızlı adımlarla gelip küfür savurdu. Kulağında patlayan tokatla sadece bir kısmını duyabildi.</p>



<p>Yağmur hızlı başlayıp hızlı bitmişti. Sabahki huzmeler şimdi yeniden dolduruyordu koğuşu. Pencereye yakın bir yere oturdu. Onca zamandır baktığı şeyi henüz görebiliyordu. Bir mahkum için pencere, dünyaya açılan yegane kapıdır. Fakat mahkum olmak yalnızca hüküm giymek, yıllarını kirli bir koğuşta geçirmek değildi. Özgür olduğunu zanneden bir insan da mahkum olabilir ve hatta gerçekte en mahkum insan, dışarıda olmayı özgür olmak sanan insandı. Beyninin kıvrımları üzerindekileri eyleme dökemedikten, dile vuramadıktan sonra ha dört duvar ha kır, bahçe&#8230; &#8216;Bu zırdeli düşün içinde&#8217; mekanın ne anlamı var.</p>



<p>* * *&nbsp;</p>



<p>Buraya geldiğinden beri düşünmeyi bırakmıştı adeta, insan ve hayvan ayrımının o kalın çizgisi düşünmeyi. Her gün yeknesak bir işleyişle geçerken bu işleyiş bugün bozuldu. &#8216;Düş&#8217;ün kapıları açıldı, buraya gelme sebebinin kapılarını artık tutamayacaktı. &#8220;İnsan, düşünebildiği kadar insandır.&#8221; dedi kendi kendisine. Göğüsü sıkıştı, nefesi kesik kesik çıkıyordu, eliyle iman tahtasının üzerine sert bir yumruk attı. Başına üşüşenler, yerde yatan belli belirsiz nefes alan Etem&#8217;i apar topar revire götürdü.</p>



<p>Cezaevi doktorunun hastaneye sevk etmesiyle detaylı bir sürü tahlil alındı, kanser teşhisi koyuldu ve üç hafta sonra koğuşuna döndü. Daha önce pencereyi görebilmek için oturduğu yerde bu defa koğuştakilere malûmat veriyordu. Merakı giderilen kalabalık dağılınca pencereye ilişti gözü. Pencerenin perdesizliği, dışındaki demir kafesler, küçük kirli pencere&#8230;</p>



<p>Karanlık çöküp mahkumlar uykuya dalınca pencereden bu defa ay ışığı doldurdu koğuşu. Çok uzaklardan, binlerce metre öteden bir yıldızı fark etti. Ruhunda mı bedeninde mi hissettiğini bilemediği derin bir acı duydu. Uzun uzun baktı ona, yıllardır özlemini çektiği şeyi bulmuş gibiydi.&nbsp;</p>



<p>* * *</p>



<p>Henüz yirmi ikisindeyken, yıllar önce görüp sevdiği, kendisiyle aynı yaşta olan Yıldız&#8217;la evlenmişti. Geleneklerine göre bir düğün yapılmış sonra şehire yerleşmişlerdi. Yıldız pek istemiyor, &#8220;İçim sıkışıyor burada.&#8221; diyordu. Etem, alışacağını düşünüp biraz daha beklemesini söylüyordu. Birkaç sene böyle geçti derken bir gün ihtilal oldu. Gazetede yazar olan Etem haberi alır almaz gazete binasına gitti. Yıldız evde yalnız kaldı. O hengamede evine saldıranlar olmuştu. Alev alev yanan binadan bir ceset çıkarıldı. Gazete binasındakiler o gece tutuklandı. Etem ne yanan evini ne de Yıldız&#8217;ın cenazesini görebildi.&nbsp;</p>



<p>Pencerenin diğer tarafındaki &#8216;yıldız&#8217;a baka baka uykuya dalmaya, düşüncelerini susturmaya çalıştı. Biraz sonra nefesi muntazam bir düzene girdi. Gün sökmeye, mahkumlar uyanmaya başladı. Artık yıldız yerinde değildi.</p>



<p><strong>Bir şarkı:</strong> Zülfü Livaneli &#8211; Duvarlar </p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Zülfü Livaneli - Duvarlar" width="640" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/FSTQ4-PgdwA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p><strong>Bir şiir</strong>: <a href="http://www.siirparki.com/bkeskin11.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">Birhan Keskin &#8211; Nehir Manzarası</a> </p>



<p><strong>Yazar : Meryem Tetik (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong>  </p>



<pre class="wp-block-preformatted"><strong>Perdeli Tabut</strong> hikayesini beğendiysen ve diğer gönderilere göre sitede daha çok gösterilmesini istersen yukarı ok tuşuna basabilirsin. Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin (Site üyeleri için) 
Ben bunu kaydederim bu ne güzel yazı dersen de kitap ayracı gibi olan butona basıver :)

Yorum yazarak sevgimi belli etmek istiyorum mu diyorsun? E o zaman durma! Bu üyelere özel değil! (Ama üye olursan profil foton falan çıkar bak ;) bizce ol :) ) <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>

Daha fazla edebi yazı okumak için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">buraya</a> tıklayabilirsin.
Yetmez! Ben bu güzel sitede yazar olmak istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a>


<em>Dipnot:
Bu yazıdaki kullandığımız fotoğraflar Pixabay'daki telifsiz fotoğrafçılar tarafından sağlandı. 
Bu içeriği bize telifsiz sundukları için şükranlarımızı sunmak isteriz.

Ben size telifsiz(kaynakça belirtilerek) fotoğraf sağlamak istiyorum diyorsan </em><a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bize Ulaşın</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/perdeli-tabut-duvarlar-arasinda-bir-arayis/">Perdeli Tabut (Duvarlar Arasında Bir Arayış)</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/perdeli-tabut-duvarlar-arasinda-bir-arayis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
