<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Buse Manolya Akgün arşivleri - Kültür Sakarya</title>
	<atom:link href="https://kultursakarya.com/tag/buse-manolya-akgun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kultursakarya.com/tag/buse-manolya-akgun/</link>
	<description>Sakarya&#039;da kültür sanatın merkezi! Etkinlik takvimi, tiyatro, sinema yorumları, gezi önerileri, spor haberleri, edebiyat içerikleri, üniversite toplulukları ve faaliyetleri... Kısacası kişisel gelişimine fayda sağlayacak her şey! Hadi durma aramıza katıl!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Jul 2022 09:39:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://kultursakarya.com/wp-content/uploads/2021/10/kultursakarya-favicon-logo-150x150.png</url>
	<title>Buse Manolya Akgün arşivleri - Kültür Sakarya</title>
	<link>https://kultursakarya.com/tag/buse-manolya-akgun/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Aşk-ı Memnu</title>
		<link>https://kultursakarya.com/ask-i-memnu/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/ask-i-memnu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Busemanolyakgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Jul 2022 11:59:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Buse Manolya Akgün]]></category>
		<category><![CDATA[Halid Ziya Uşaklıgil]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Roman Eleştirileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Kitap Kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=4104</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Aşk-ı Memnu; Halid Ziya Uşaklıgil&#8216;in realist-naturalist bir romanı, aynı zamanda...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/ask-i-memnu/">Aşk-ı Memnu</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;Aşk-ı Memnu; <strong>Halid Ziya Uşaklıgil</strong>&#8216;in <strong>realist-naturalist</strong> bir romanı, aynı zamanda kendisinin en çok tanınan eseridir. İlk olarak 1899-1900 yıllarında <strong>Servet-i Fünûn</strong> dergisinde tefrika edildikten sonra 1901&#8217;de kitap olarak yayımlanmıştır.&#8221;</p>



<h4 class="wp-block-heading">Özet</h4>



<p>Zengin fakat yaşlı olan <strong>Adnan Bey</strong> ile parası için evlenen <strong>Bihter</strong>, paranın kendisine yetmeyeceğini anlamış ve evlendiği Adnan Bey’in yakışıklı yeğeni <strong>Behlül </strong>ile yasak aşk yaşamaya başlamıştır. Bu ilişkiden sıkılan Behlül, Adnan Bey’in kızı <strong>Nihal</strong> ile evlenmek ister. Bu durumdan memnun olmayan Bihter, her şeyi duyurmaya karar verir. Romanın sonunda tüm gerçekler su yüzüne çıkınca Bihter intihar eder, Behlül ise kaçar. Adnan Bey ile Nihal de eski yaşantılarına devam ederler.</p>



<p>Hepimizin az da olsa bildiğini varsayarak roman özetini çok kısa tuttum. Şimdi benim yorumuma gelmeden önce <em>Berna Moran</em>&#8216;ın eser hakkındaki düşüncelerini buraya eklemek istiyorum. Kendisinin eserlerini severek okurum, burada da olsun istedim.</p>



<p>&#8220;Berna Moran’a göre de Aşk-ı Memnu oldukça zengin bir roman. Bireyler arası yoğun duygusal ilişkileri işlemesi açısından dramatik bir roman. Nihal’in büyüyüp olgunlaşma evrelerini anlatması bakımından &#8216;bildungs&#8217; bir roman, metaforik olarak <em>doğum-ölüm-yeniden doğum döngüsü</em> barındırdığı için mit kalıbına uygun bir roman. Moran ayrıca, romanda kişiler arasındaki yakınlaşıp uzaklaşmaları bir<em> bale motifine </em>benzetmiş ki romanın kapalı çevresinde bu motifler daha da belirgin hale gelmiş. Buradan Aşk-ı Memnu’nun estetik açıdan da özel bir roman olduğunu anlıyoruz.&#8221;</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Gelelim yorumuma;</strong></h4>



<p>Eserin ismi akıllara direkt <em>yasak aşk</em> konusunu getiriyor haklı olarak ama Aşk-ı Memnu bundan çok daha fazlası. Bu eserde dönemin yaşam tarzını, insanların psikolojilerini de okuyoruz. Psikolojik iç çatışmaları ve toplumsal gözlemlerini başarıyla yansıtmış yazar. Duygu ve düşünce sellerine giriyorsunuz ama içinde boğulmuyorsunuz. Tam bir dönem kitabı olmuş. Şunu da eklemek isterim; bu kitabı her gördüğünüzde “Zaten dizisini izlemiştim, okumama gerek yok.” diyorsanız gerçekten yanılıyorsunuz. Eser, dizi uyarlamasından daha farklı bir atmosfere sahip.</p>



<p>Dili aşırı süslüydü, fazla detay verildiği içinde kitabı okurken &#8220;Sadede gel artık.&#8221; diye düşündüğüm zamanlar oldu maalesef. Betimlemeler beni pek fazla yormadı. Edebi eserlerde olmazsa olmazdır betimlemeler. Ama bir solukta okuyup bitirdim diyemeyeceğim, bunalıp okumayı bıraktığım zamanlar da oldu. Ama genel olarak beğendim, iyi ki okumuşum.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Peki bu eserde kim suçluydu?</strong></h4>



<p>Benim gözümde her zaman <em>Behlül daha fazla suçluydu</em>, ama böyle derin işlenmiş bir romanda suçu tek bir kişiye yüklemek saçmalık olur. Adnan Bey, düşkünlüğü uğruna kızı yaşındaki bir kadınla evlendi. Nihal kardeş gibi büyüdüğü Behlül ile birlikte olmak istedi. Firdevs, hırsı ve aç gözlülüğü ile herkesle oynayabileceğini zannetti, ama elinde sandığı ipler boynuna dolandı.</p>



<p>Bihter&#8230; Annesine olan kini ve hırsı yüzünden bütün hayatını etkileyecek o hamleyi yaptı ve Adnan&#8217;la evlendi. Annem gibi olmayacağım diye düşünerek çıktığı bu yolda, Firdevs Hanım karakterine büründü. Ve bu karmaşanın içinde kendi elleriyle kendi sonunu hazırlayan Bihter, bu hikayede yanan kişi oldu.</p>



<p>Alıntıyla yazımı bitirmek isterim.</p>



<p><em>&#8220;Hem sana doğru deliler gibi koşmak istiyorum hem de ayaklarımda tonlarca ağırlık var, kıpırdayamayacağımı biliyorum&#8230;&#8221;</em></p>



<p><strong>Yazar : Buse Manolya Akgün (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Aşk-ı Memnu</strong> isimli Buse Manolya Akgün eleştirisini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong></li><li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong></li><li>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. <strong>*</strong></li><li><strong>*</strong>Site üyeleri için</li></ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>
Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a>
Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/ask-i-memnu/">Aşk-ı Memnu</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/ask-i-memnu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuyucaklı Yusuf</title>
		<link>https://kultursakarya.com/kuyucakli-yusuf/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/kuyucakli-yusuf/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Busemanolyakgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Jul 2022 12:06:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Buse Manolya Akgün]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Roman Eleştirileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kuyucaklı Yusuf Özet]]></category>
		<category><![CDATA[Sabahattin Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Sakaya Kitap Kulübü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=4049</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8216;Kuyucaklı Yusuf&#8217; Sabahattin Ali tarafından yazılmış,1937 yılında yayımlanmıştır. Bu esere...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/kuyucakli-yusuf/">Kuyucaklı Yusuf</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>&#8216;Kuyucaklı Yusuf&#8217; </strong>Sabahattin Ali tarafından yazılmış,1937 yılında yayımlanmıştır. Bu esere kadar Türk romanının asıl konusu, yanlış batılılaşmadır. Fakat<em> bu romanla beraber toplumun aksayan yönleri içerden bir gözle ele alınmıştır.</em></p>



<p><strong>Kitap Özeti</strong></p>



<p><em><strong>Yusuf</strong></em>, Kuyucak’ta doğmuştur. Bir gün, köylerini eşkıyalar basmış, bütün ailesini öldürmüştür. Daha çocuk yaşta olan Yusuf kimsesiz kalmıştır. İyi yürekli <em><strong>kaymakam</strong></em>; köyde tek başına, kötü hâlde kalan Yu­suf’a acımış, onu evlat edinmiştir. Bundan sonra Yusuf’a herkes doğduğu yerden ötürü <em>&#8216;Kuyucaklı Yusuf&#8217; </em>demeye başlamıştır.</p>



<p>Kaymakam, Yusuf’a babalık yapmaktadır. Kaymakam’ın, yaşı Yusuf&#8217;tan küçük, <em><strong>Muazzez</strong></em> adında bir kızı vardır. Muazzez ve Yusuf kardeş gibi büyümeye başlarlar. İkisi aynı okulda okumaya başlar. Yusuf oldukça zekidir. Fakat küçük yaşta yaşadığı olumsuz tecrübeler onu çok kötü etkilemiştir. Bu yüzden okuyamaz. Bir yandan da kaymakamın eşi <em><strong>Şahende Hanım</strong></em>, Yusuf’a üvey annelik yapmakta fakat onu hiç sevmemektedir. Bu sevgisizlik içinde Yusuf büyür. Büyüdükçe Muazzez’e karşı derin hisler beslemeye başlar. Muazzez, onun üzerine titrediği bir insan olur. Muazzez’i kötülüklerden korumaya çalışır, hep yanında olmak ister. Şahende Hanım’a hiç güvenmemekte, onun kızına dahi kötülük yapabileceğini düşünmektedir.</p>



<p>Yusuf ve Muazzez bir gün bayram yerine giderler. Kasabanın külhanbeyi, hovardalığıyla ün salmış<em><strong> Şakir</strong></em>, Yusuf’un yanında Muazzez’e sarkıntılık eder. Yusuf, onu orada döver. Şakir, bunu hiç unutmaz. Muazzez’i elde etmeyi kafasına koyar. Çünkü her dediği olmuştur şimdiye kadar. Bir dümen kurar. Muazzez’in babasıyla kumara oturur, onu borca sokar. Borcuna karşılık Muazzez’i ister . Kaymakam mecburen kabul etmek zorunda kalır. Bunu öğrenen Yusuf, bakkala gider. Kaymakamın borçlandığı parayı bakkaldan alır ve Şakir’e öder. Muazzez, bu sefer de bakkalla evlenmek zorundadır. Düğün günü, Muazzez’i elde etmeyi kafasına koymuş olan Şakir, kaza süsü vererek bakkalı öldürür. Çok güçlü olduğu için ceza almaktan da kurtulur. Muazzez’in ailesine şantaj, baskı yoluyla Muazzez’i vermelerini söyler. Bütün bu gelişmeler olurken Yusuf&#8217;un içten içe Muazzez’e karşı duyguları çoğalır. Fakat fakir olduğu ve Şahende Hanım onu sevmediği için duygularını hiç dile getiremez. Sadece Muazzez’i kötülüklerden korumaya çalışır.</p>



<p>Bir gün Muazzez, Yusuf’a açılır. Onu çok sevdiğini itiraf eder. Yusuf çok şaşırır. Asla ümit edemeyeceği hayali gerçek olmuştur. Şahende Hanım, bu durumu öğrenir. Kızını Yusuf’la evlendirmektense zengin Şakir’le evlendirmeyi tercih etmektedir. Kızını Şakir’le buluşmaya zorlar. Bunun üzerine Yusuf ve Muazzez komşu köylerden birine kaçar ve orada evlenirler. Şahende Hanım, bunu hiç affedemez. İçi intikam arzusuyla dolmuştur. Kaymakam ise çok memnundur. Kendi elinde büyüyen Yusuf’un kızına iyi bakacağından emindir. Kaymakam, onlara yardım da eder. Damadına iş verir, evlerinin kurulmasına yardım eder. </p>



<p>Bir gün, kaymakam kalp krizi geçirir ve ölür. Yusuf’la Muazzez’in çok mutlu giden evlilikleri gölgelenir. Onlara kol kanat geren kaymakam ölünce, Şahende Hanım ve Şakir, içlerinde büyüttükleri kini kusmaya başlarlar. Yusuf’u gezici köy tahsildarlığına verdirirler. Yeni kaymakam da Şakir ve Şahende’nin istediklerini yapar. Yusuf gidince, Şahende evini içki ve eğlence merkezi yapar. Kızını da intikam hırsından dolayı fuhuşa iter. Olay her yerde duyulur. Dedikodu Yusuf’un da kulağına gelince Yusuf köye döner. Yusuf, köye gelince feci durumu gözleriyle görür. Karısı kötü emellere alet olmaktadır. Şahende’yi, Şakir’i ve Kaymakam’ı öldürür. Karısı da ağır yaralanır. Karısını alıp şehrin dışına gider fakat karısı da ölür. Karısını bir çukura gömdükten sonra ortadan kaybolur.</p>



<p><strong>Benim yorumuma gelecek olursak;</strong></p>



<p>Kuyucaklı Yusuf okuduğum en güzel romanlardan biri. Eser hem sürükleyici hem de kalbe dokunuyor. Genel olarak hüzünlü bir kitap. Köy ve kasabalarda yaşanan sorunları; zengin-fakir, yönetici-halk arasındaki güç çatışmalarını anlatmaktadır. Yazar, güçlünün zayıfı nasıl ezebileceğini ve bu durumda zayıfın yapabileceği hiçbir şeyin olmadığını bütün gerçekçiliğiyle gözler önüne seriyor. Konu bakımından, yazıldığı dönemde ilk olarak nitelendirebiliriz.</p>



<p>Tasvirler, olaylar, karakterler, kullandığı dil oldukça etkileyici ve sürükleyiciydi. Film izler gibi kitap okudum diyebilirim. Her sayfayı çevirdiğimde, içimdeki merak ve heyecan duygusu artıyordu. Sabahattin Ali okumayı çok severim, bu eser de benim için muazzamdı. Hayranlıkla okuduğum bir kitap oldu. Sonu beklediğim gibi bitmedi, etkisini üstümden atmam zor olmuştu. Kesinlikle tavsiyemdir.</p>



<p>Okuyun.</p>



<p>Okutun.</p>



<p>Alıntıyla yazımı bitirmek istiyorum:</p>



<p><em>&#8220;Kendini, halinden şikayet etmeye alıştırma! Ömrünün sonuna kadar dövünsen de bu hayatın cefâsı tükenmez.&#8221;</em></p>



<p>Benden bu kadar.. Sürç-ü lisan ettiysek affola&#8230;</p>



<p><strong>Yazar : Buse Manolya Akgün (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Kuyucaklı Yusuf</strong> isimli Buse Manolya Akgün eleştirisini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong></li><li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong></li><li>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. <strong>*</strong></li><li><strong>*</strong>Site üyeleri için</li></ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>
Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a>
Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/kuyucakli-yusuf/">Kuyucaklı Yusuf</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/kuyucakli-yusuf/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Araba Sevdası</title>
		<link>https://kultursakarya.com/araba-sevdasi/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/araba-sevdasi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Busemanolyakgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 11:55:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Araba Sevdası]]></category>
		<category><![CDATA[Buse Manolya Akgün]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Roman Eleştirileri]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3955</guid>

					<description><![CDATA[<p>Araba Sevdası Kitap Eleştirisi 1898 yılında yayımlanan bu eseri, Recaizade...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/araba-sevdasi/">Araba Sevdası</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Araba Sevdası</strong> <strong>Kitap Eleştirisi</strong></p>



<p>1898 yılında yayımlanan bu eseri, Recaizade Mahmut Ekrem kaleme almıştır. Türk edebiyatının<strong> ilk realist </strong>roman örneği kabul edilmektedir.</p>



<p><strong>Özet</strong></p>



<p>Romanın ana karakteri <strong>Bihruz Bey</strong>, alafranga özentisi gösteriş seven bir gençtir. Bihruz Bey, dönemin pahalı mekanlarında arabasıyla gezer. Bir gün Çamlıca tepesinde zengin görünümlü, pahalı bir arabası olan sarışın bir kız görür ve ondan etkilenir. Ertesi hafta yine Çamlıca tepesine gider ve bu kıza yani <strong>Periveş Hanım</strong>&#8216;a özenerek yazdığı mektubu verir. Bu mektupta sarışın kız için eklediği şiirde yanlışlıkla esmer manasına gelen bir kelime kullanır.</p>



<p>Bihruz Bey, Periveş&#8217;i uzun süre göremez. Periveş Hanım&#8217;a karşı olan aşkını <strong>Keşfi Bey </strong>öğrenir. Bihruz&#8217;un arkadaşı olan Keşfi Bey&#8217;in çocukluktan gelen bir yalan söyleme alışkanlığı vardır. Bihruz Bey&#8217;e, Periveş Hanım&#8217;ın öldüğünü söyler. </p>



<p>Bir gün Bihruz Bey, dolaşırken Periveş Hanım&#8217;a benzeyen birini görür ve kardeşi olduğunu düşünür. Bu yanlış tahmine dayanarak gördüğü kıza Periveş Hanım&#8217;ın mezarını sorar. Kız uzun uzun dinledikten sonra bu duruma güler. Periveş Hanım zaten karşısındaki kızdır, yaşıyordur. Bihruz Bey, Periveş Hanım&#8217;a bazı sorular sorar. Arabasının nerede olduğunu sorunca mesire yerinde gördüğü arabanın Periveş Hanım&#8217;a ait olmadığını anlar. Aslında Periveş Hanım&#8217;a değil, onun arabasına karşı olan aşkı da böylece son bulur.</p>



<p><strong>Benim yorumlarıma gelecek olursak;</strong></p>



<p>Ahmet Hamdi Tanpınar, bu kitabın 3 tarihin arkasından geldiğini söyler.&nbsp;</p>



<p>1- Hikayenin geçtiği tarih (1810-1870)</p>



<p>2- Yazıldığı tarih (1886)</p>



<p>3- Çıkış tarihi (1896)</p>



<p>Yazar bu eseri yazarken eğlenmek için yazdığını söylesede, kahramanı üzerinden <em>batı özentiliğini eleştirmiştir.</em></p>



<p>Recaizade Mahmut Ekrem, Avrupa görmüş gençlerden; süslü, gezen , gösteriş olsun diye cebinde Fransızca dergi ve gazetelerle dolaşan, Türkçe konuşurken araya yalan yanlış Fransızca sözcükler ekleyen, savurganlığa, borç etmeye özenen, Türkçeyi edebiyatsız kaba bir dil sayıp bu dilin cahili olduğu için de iki kültür arasında cebelleşen romanın baş kahramanı Bihruz Bey üzerinden anlatır. Yani ağlanacak halimizin resmidir Bihruz Bey.</p>



<p>Yazılış dönemine göre <em>toplum anlayışını güzel yansıtan</em> bir kitaptı. Fakat okumakta çok zorlandığım, bir türlü bitiremediğim, bitirmek içinde uğraşmadığım bir kitaptı. Eserde <em>yabancı kelimelerin çok olması akıcılığı kesmiş </em>bana göre. Sadeleştirilmiş bir dil kullanılmasına rağmen eser <em>hiç akıcı değildi.</em> Yazarın, Tanzimat 1 sanatçılarının yaptığı gibi sürekli konuya girmesi biraz rahatsız ediciydi bence. Benim <em>hoşuma giden kısımlar tasvirlerdi</em>. Resmen portre çizer gibi yapılmıştı . Evet, tasvirler biraz uzundu fakat realist bir romanın olması gerektiği gibiydi diye düşünüyorum. Ama kitabı okurken sıkıldığımı ve beğenmediğimi söylemem gerek. Bölümüm için okumam gerekiyor diyerek kitabı bitirdiğimde <em>özetini bilsem de yeterli olurmuş dedim maalesef.</em></p>



<p>Yazımı kitaptan bir alıntıyla bitirmek istiyorum&#8230;</p>



<p><em><strong>&#8220;Aşk! Aşk! Aşk nedir sanki? Bir trampet! Ahmakların en büyüğü! Fakat ne yazık ki; onu seviyorum, seviyorum, seviyorum!&#8221;</strong></em></p>



<p><em>*Yazdığım bu yazı eleştiri adı altında benim düşüncelerime ait değerlendirmedir.*</em></p>



<p><strong>Yazar : Buse Manolya Akgün (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©</strong></p>



<p></p>



<ul class="wp-block-list"><li> <strong>Araba Sevdası</strong> isimli Buse Manolya Akgün kitap eleştirisini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong></li><li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong></li><li>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. <strong>*</strong></li><li><strong>*</strong>Site üyeleri için</li></ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>
Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a>
Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/araba-sevdasi/">Araba Sevdası</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/araba-sevdasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mai ve Siyah</title>
		<link>https://kultursakarya.com/mai-ve-siyah/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/mai-ve-siyah/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Busemanolyakgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jun 2022 11:58:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Buse Manolya Akgün]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Eleştirileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mai ve Siyah]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Üniversitesi Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3921</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mai ve Siyah, Halit Ziya Uşaklıgil tarafından 1896-97 yılları arasında...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/mai-ve-siyah/">Mai ve Siyah</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Mai ve Siyah, <em>Halit Ziya Uşaklıgil</em> tarafından 1896-97 yılları arasında<em> Servet-i Fünun dergisine </em>tefrika edilmiştir.</p>



<p><strong>Özet </strong></p>



<p>Lise son sınıfta babasını kaybeden Ahmet Cemil, evin ve ailesinin geçimini sağlamak için liseyi bitirdikten sonra çalışmaya başlar. Aslında ona kalsa bütün gününü edebiyat dünyasına bir yenilik getireceğini düşündüğü şiiri ile geçirmek ister. İçinde bulunduğu kötü durum yüzünden bu hayallerini erteler ve polisiye romanları çevirerek para kazanmaya çalışır. Ama o dönem, sayıları fazla olmayan kitapçılar Ahmet Cemil&#8217;in yaptığı çevirileri neredeyse yok denecek paraya satın alırlar. Ahmet Cemil zor şartlar altında çalışmak istemez ve kendine bir çıkış kapısı bulur. <em>&#8216;Mirat-ı Şuun&#8217;</em> adlı gazetede yazar olarak hikayeler çevirecektir. Hayatı düzene girmeye başlayınca, ünlü bir yazar olma hayalleri için yeniden çalışmaya başlamak ister. Ahmet Cemil yazacağı eser hakkında çok büyük hayaller kurarak hayatını sürdürür.</p>



<p>Çalıştığı gazetede onun gibi yazar olan Raci ile fazla geçinemez. Raci, Ahmet Cemil&#8217;in düşüncelerinin aksini savunan biridir. Ahmet Cemil&#8217;in liseden arkadaşı Hüseyin Nazmi, onun gibi edebiyata aşıktır ve Ahmet Cemil&#8217;in aksine varlıklı bir ailesi olması edebiyat ve sanat ile rahatça ilgilenebilmesine olanak sağlar. Ahmet Cemil, Hüseyin Nazmi&#8217;nin kardeşi Lamia&#8217;ya aşıktır. Fakat aşkını bir türlü itiraf edemez. Bunun en büyük sorunu, aralarındaki maddi durumdur. Varlıklı bir kız ancak varlıklı birine eş olabilir. Ahmet Cemil&#8217;in ün ve şöhret sahibi olmak istemesinin en büyük sebebi de, Lamia&#8217;ya layık bir hayat kurmaktır. Eğer başarabilirse onunla evleneceğine inanır.</p>



<p>Ahmet Cemil&#8217;in çalıştığı gazetenin sahibinin oğlu Vehbi Bey, Ahmet Cemil&#8217;in kız kardeşi İkbal ile evlenir. Maddi birikimi olmadığı için çeyiz ve düğün masraflarının tamamını erkek tarafı karşılar. Vehbi Bey, eve iç güveysi geldiği için Ahmet Cemil kendini huzursuz hisseder ve eve uğramamak için önce ilk bir hafta arkadaşı Hüseyin Nazmi Bey&#8217;in köşkünde kalır . Daha sonra ise kendine fazladan özel dersler alır. Başlarda her şey güzel gidiyormuş gibi görünse de Vehbi bey kötü alışkanlıklarına geri döner. Evin hizmetçisi Seher hanımı taciz eden, karısını tartaklayan kötü bir insan olmuştur. Vehbi Bey yine sinirlendiği bir zaman, İkbal&#8217;in hamile olduğunu bile bile karnına tekme atar. İkbal, bu tekme yüzünden çocuğunu düşürür. Kanaması durmayan İkbal ne yazık ki hayatını kaybeder.</p>



<p>Bu olaylar yaşandıktan sonra Ahmet Cemil, arkadaşı Hüseyin Nazmi&#8217;den yeni haberler alır. Hüseyin Nazmi Bey&#8217;in Avrupa&#8217;ya tayini çıkmıştır. Bu durum arkadaşını sevindirdiği için Ahmet Cemil&#8217;i de mutlu eder. Hüseyin Nazmi Bey, Lamia&#8217;nın da bir subay ile evlendirileceğini söyler. Ahmet Cemil&#8217;in dünyası başına yıkılır. Lamia&#8217;nın isteği dışında evlendirileceği kanaatine varır önce. Bu yüzden aşkını itiraf etmeyi düşünür fakat maddi durumundan dolayı bu fikirden de sevdasından da vazgeçer.</p>



<p>Ahmet Cemil, çok sevdiği kız kardeşinin ölümü üzerine aşık olduğu kadını da kaybedince kendini yenilmiş hisseder. Artık yaşamak için hiçbir sebebi kalmaz. Elinde kalan tek şey eseridir. Bu eseri de ailesi ve İkbal için bitirmek isteyen Ahmet Cemil hiç düşünmeden eserin müsveddelerini ocağa atar ve yanışını seyreder. Ahmet Cemil için İstanbul&#8217;un bir anlamı kalmaz. Tayinini ister. Annesini yanına alıp bir gemiye atlayarak İstanbul&#8217;a veda eder. Ahmet Cemil, geminin yola devam ettiği bir gece intihar etmek için geminin kenarına yaklaşır. İntihar edeceği sırada annesinin sesini duyar. Bu ses onu düşüncelerinden uzaklaştırır ve intihar etmekten vazgeçer. Ahmet Cemil, annesi ile birlikte yeni hayatlarına devam ederler.</p>



<p><strong>Benim yorumuma gelecek olursak;</strong></p>



<p>Bu eser, Fransız yazar <em>Stendhal&#8217;ın</em> <em><strong>&#8216;Kızıl ve Kara&#8217;</strong></em> adlı eserinden esinlenmiştir. Halit Ziya&#8217;nın usta işi romanıdır. Baştan sona kurgulanmış ilk romanımızdır.</p>



<p>Romanda<em> mavi;</em> göğün, umudun simgesidir. <em>Siyah</em> ise toprak, ölüm ve umutsuzluğun simgesidir. Mai ve Siyah, bir <em>hayal kırıklığının romanıdır.</em> Mavi başlayan hayaller sona doğru siyaha dönmüştür.</p>



<p>Yazar, Ahmet Cemil ile bütün Servet-i Fünuncuların düşüncesini dile getirmek istemiştir. Yani Servet-i Fünun yazarının temsilidir Ahmet Cemil karakteri.</p>



<p>Halit Ziya&#8217;nın çok ağır ve ağdalı bir dili var bunu kendisi de kabul ediyor. Eserine de bunu yansıtmış. Fakat 1938 yılında bizzat kendisi bu eseri sadeleştirmiştir.</p>



<p>Eseri okumaya başladığımda daha basit bir roman bekliyordum fakat her sayfasında hayran kaldım. Kitabın psikolojik tahlil yönü bakımından pek bir beklentim yoktu fakat karakterlerin ruhsal durumları çok iyi yansıtılmıştı. Karakterlerin çoğu beni çok etkilemişti özellikle İkbal&#8230; Masum bir çocukken evlenerek gerçek hayata atıldı ve yanlış evlilik sonucu hem çocuğunu kaybetti hem de yaşamından oldu. İkbal&#8217;in olduğu her bölümde gözlerim sulu suluydu. Fakat bana en çok dokunan karakter Ahmet Cemil oldu. Etrafındaki bunca olumsuzluğa rağmen tutunduğu mavileri siyah bir geceye teslim eden Ahmet Cemil&#8230;</p>



<p><strong>Kitabı özetleyen alıntı ile yazımı bitirmek istiyorum.</strong></p>



<p><em>&#8220;Ah! Biçare hırpalanmış, ezilmiş hayat&#8230; Mai bir gece ile siyah bir gece arasında geçen şu nasipsiz, bahtsız ömür! Bir bârân-ı elmas altında inkişaf ederek şimdi bir baran-ı dürr-i siyahın altında gömülen o emel çiçekleri!&#8230;&#8221; </em></p>



<p></p>



<p><strong>Yazar : Buse Manolya Akgün (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©</strong></p>



<p></p>



<ul class="wp-block-list"><li> <strong>Mai ve Siyah</strong> isimli Buse Manolya Akgün kitap eleştirisini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong></li><li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong></li><li>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. <strong>*</strong></li><li><strong>*</strong>Site üyeleri için</li></ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>
Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a>
Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/mai-ve-siyah/">Mai ve Siyah</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/mai-ve-siyah/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tozlu Rafların Ardındaki Dünya: Sahaflar</title>
		<link>https://kultursakarya.com/tozlu-raflarin-ardindaki-dunya-sahaflar/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/tozlu-raflarin-ardindaki-dunya-sahaflar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Busemanolyakgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jun 2022 11:59:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Buse Manolya Akgün]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Sahaf]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3821</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tozlu Rafların Ardındaki Dünya: Sahaflar &#8220;Sahaf, genel anlamıyla eski, artık...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/tozlu-raflarin-ardindaki-dunya-sahaflar/">Tozlu Rafların Ardındaki Dünya: Sahaflar</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Tozlu Rafların Ardındaki Dünya: Sahaflar</strong></p>



<p>&#8220;Sahaf, genel anlamıyla eski, artık basımı yapılmayan ya da ikinci el dergi ve kitapların alınıp satıldığı veya başka bir kitapla değiştirildiği küçük işletmeler ile bu mesleği yapanlardır.&#8221;</p>



<p>Eski eserlerle dolu rafların arasında dolaşırken elinize alacağınız eskimiş, yıpranmış bir kitabın arasından sizi şaşırtacak ve bir o kadar da heyecanlandıracak sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Sahafların en güzel yanı ise o karmaşanın dağınıklığın arasında zamanın nasıl geçtiğini anlamadan kendinize ait bir şeyler bulabilmenizdir. Eğer vaktiniz ve sabrınız varsa, derinlere indikçe çok özel eserlerle karşılaşabilirsiniz. </p>



<p>Yakın zamanda arkadaşlarımla sahafa gitmiştik. İçeriye girdiğim anda huzurla dolduğumu söyleyebilirim. Sararmış kitaplarda, kitapların eski sahiplerinin de hayatlarının bir parçasını okuyor gibisiniz. Bunun kanısına nerden vardın diyebilirsiniz, sahafa gittiğimiz zaman öylesine bakınırken arkadaşım bir kitap fark etti. Kitabın ilk sayfasında birine yazılmış mektup vardı. Okuduğumuz anda tüylerimiz ürpermişti. Hatta olayı merak edip üzerine çok konuşmuştuk. İşte o an, sahafların çoğu insanın hayatını yansıtan büyülü bir yer olduğu kanısına varmıştım. (Kitabın ilk sayfasının fotoğrafını aşağıya bırakıyorum.) Yani sahaflardaki tozlu kitaplarda aslında apayrı bir dünya vardır. Şöyle ki; yıllar önce ölmüş bir insanın, kitaba yazdığı iki satır bile sizin hayatınızı derinden etkileyebilir. </p>



<p>Bunların dışında sahaflar öğrenciler içinde pek yararlıdır. Özellikle üniversite öğrencileri için sahaflardan kitaplar satın almak hem ekonomik hem de okul hayatlarına olumlu yansır. Çünkü kitabın sahibi üzerine önemli, çoğu kişi tarafından bilinmeyen notlar tutmuş olabilir. Bu da öğrencinin yararına olur.</p>



<p>Peki sahaflar hala eskisi gibi mi? Maalesef değil. Çünkü çoğu sahaf, kitapların verdiği o huzurdan yoksun, yalnızca paraya bakan insanlar olmuşlar. Tabi ki işini severek yapan insanlar olduğuna inancım var fakat bu devirde o ruhu hisseden birini bulmak gerçekten çok zor.</p>



<p>Benim bu yazıyı yazma amacım, sadece sahaflardan kitap alın demek değil tabii ki . Asıl amacım, zamanında bambaşka hayatların elinde sararan kitapların o büyülü dünyasına kısa bir süre de olsa misafir olmanız&#8230;</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="685" height="910" src="https://kultursakarya.com/wp-content/uploads/2022/06/tozlu-raflarin-ardindaki-dunya-sahaflar.jpeg" alt="Tozlu Rafların Ardındaki Dünya: Sahaflar" class="wp-image-3824" srcset="https://kultursakarya.com/wp-content/uploads/2022/06/tozlu-raflarin-ardindaki-dunya-sahaflar.jpeg 685w, https://kultursakarya.com/wp-content/uploads/2022/06/tozlu-raflarin-ardindaki-dunya-sahaflar-226x300.jpeg 226w" sizes="(max-width: 685px) 100vw, 685px" /></figure>



<p></p>



<p><strong>Yazar : Buse Manolya Akgün (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©</strong></p>



<p>Görsel  : Sude Yüksel &#8211; Gülsüm Ay</p>



<ul class="wp-block-list"><li> <strong>Tozlu Rafların Ardındaki Dünya: Sahaflar</strong> isimli Buse Manolya Akgün denemesini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong></li><li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong></li><li>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. <strong>*</strong></li><li><strong>*</strong>Site üyeleri için</li></ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>
Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a>
Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/tozlu-raflarin-ardindaki-dunya-sahaflar/">Tozlu Rafların Ardındaki Dünya: Sahaflar</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/tozlu-raflarin-ardindaki-dunya-sahaflar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eylül</title>
		<link>https://kultursakarya.com/eylul/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/eylul/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Busemanolyakgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Jun 2022 17:20:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Buse Manolya Akgün]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3789</guid>

					<description><![CDATA[<p>*Yazdığım bu yazı eleştiri adı altında benim düşüncelerime ait değerlendirmedir.*...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/eylul/">Eylül</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>*Yazdığım bu yazı eleştiri adı altında benim düşüncelerime ait değerlendirmedir.*</strong></p>



<p>Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı kabul edilen, Mehmet Rauf’un ”İlk eserim son üstadıma” ifadesiyle Halit Ziya Uşaklıgil’e ithaf ettiği romanı Eylül, 1900-1901 yılları arasında Serveti Fünun dergisine tefrika edilmiş , beğenilince kitap haline getirilmiştir.</p>



<p><strong>ÖZET</strong></p>



<p>Süreyya, karısı Suat’la birlikte babasının evinde kalmaktadır. Süreyya’nın kız kardeşiyle onun eşi de onlarla birlikte yaşamaktadır. Süreyya baba evinde kalmaktan, evin uzak bir yerde olmasının da etkisiyle sıkılmakta, Boğaz’da veya Adalarda oturmayı; sandallı, kotralı bir deniz yaşamı sürmeyi istemektedir. Süreyya karısı Suat’la beş yıllık evlidirler. Suat, kocasının bu hayalini gerçekleştirmek umuduyla gizlice babasına mektup yazar ve para ister, babası da yazlık evin kira bedeli olan kırk lirayı kızına gönderir. Suat durumu kocası Süreyya’ya açar ve çok sevinirler. Süreyya Bey ve Suat Hanım Boğaz içinde küçük bir yalı tutarlar ve oraya taşınırlar.</p>



<p>Yalıya Süreyya’nın halasının oğlu olan Necip’i de sık sık davet ederler. Necip Suat’ı pek çok yönden taktir etmekte, beğenmektedir. Zamanla bu taktir ve beğeni sevgiye dönüşür. Süreyya sık sık denize çıkmakta, günlerinin çoğunu denizde geçirmektedir. Bu yüzden Suat’la Necip yalıda yalnız kalmaktadır, içten içe Suat da Necip’i sevmektedir ama her ikisi de Süreyya’yı çiğneyemediği için fazla ileri gidememektedir, vicdanları bunu engellemektedir. Bu yüzden birbirlerine olan aşklarını söyleyemezler. Etrafta Suat’la Necip arasındaki duygusal ilişkinin dedikodusu yayılmıştır, bunu Süreyya da duyar ama buna ihtimal vermediği için fazla üzerine gitmez.</p>



<p>Necip bu söylentilerden dolayı yalıya seyrek gitmeye başlar, bir süre sonra “tifo”ya yakalanır. Hastalığın tehlikeli dönemi geçince Süreyya ile Suat, Necip’i ziyaret eder.</p>



<p>Necip, Suat’a olan aşkından dolayı yalıya gidip geldiği günlerde Suat’ın eldiveninin tekini almış yastığının altında saklamaktadır. Bu hasta ziyareti sırasında eldiven yastığın altında bulunur. Böylece Suat, Necip’in de kendisini sevdiğini anlamıştır ama bunu diğerleri de hisseder.</p>



<p>Necip iyileşince yazın kalan vakitlerini Süreyya’nın yalısında geçirmeye mecbur edilir. Artık Necip’le Suat birbirlerine açılabilmiş aşk yaşamaktadırlar.</p>



<p>Süreyya yalıyı çok sevmiştir, karısına kışı da burada geçirelim demiştir ama ne olduysa birden tekrar babasının konağına dönme kararı alır ve dönerler. Bir “eylül” ayında konakta yangın çıkar. Herkes kaçar ama Suat’ın içerde kaldığı fark edilir. Kocası Süreyya bağırıp çağırsa da yanan konağa giremez. Necip hiç tereddüt etmeden alevlere dalıp Suat’ı kurtarmaya çalışır. Bu sırada yanan tavan çöker ve Necip ve Suat yanarak can verir.</p>



<p><strong>Benim yorumuma gelecek olursak;</strong></p>



<p>Eserde temel olarak evlilik, aşk, ihanet, mutluluk, namus gibi kavramlar işlenmiş. İçsel tahlillerin oldukça yoğun, iç konuşmaların uzun, ruhsal tahlillerin oldukça derin olduğu eser; psikolojik roman türünün bu anlamda hakkını veriyor gerçekten. Konu bakımından her ne kadar “Fransız aşk üçgeni” konusu işlense de Mehmet Rauf , aslında bu konuyu psikoloji işlemek için bir nevi temel olarak kullanmış. Bu eser , olaylara değil karakterlerin psikolojisine bağlı , bu yüzden de hikaye psikolojik olarak ilerliyor. Kolay bir okuma olmadığını söylemeliyim. Mehmet Rauf , karakterlerin psikolojik tahlillerini gerçekten çok iyi yapmış fakat ben okurken biraz yoruldum. Hatta çoğu kez yarım bırakmayı bile düşündüm.Karakterlerdeki melankolik hava ve hüzün beni okurken fazlasıyla yormuştu.</p>



<p><strong>Eylül ‘de işlenen kavramların asıl anlamlarını birlikte inceleyelim;</strong></p>



<p>• Konaktan yalıya geçiş , konaktaki otoritenin baskısından kurtulma , daha özgür kendi yaşamlarını sürme söz konusu olduğundan başlarda daha iyi gelir.</p>



<p>• Konak; bağımlılık, bağlılık, gözetim ve denetim, zorunlu birliktelik , itaat ve kuşkuyu değer olarak alır. Yalı ise; özgürlük ,kendi başınalık , gönüllü katılım, kendi iradesini kullanma , aşk , bireysel hayat ve güven değer olarak yer alır. Yani yazarın benimsediği değerleri yalı , tam tersini de konak temsil eder.</p>



<p>• Konağa yeniden dönüşün başladığı bölüm , olumlu ilişkilerin sembolik anlamda yakılarak , ateşin arındırıcı gücüyle temizlenmeye çalışıldığı bölümdür. Yani ateş kavramının onları günahtan arındıracağına inanılır.</p>



<p>• Eylül bir hesap , hasılat ve hüzün ayıdır.</p>



<p>• “Eylül hüzünlü bir aşk romanıdır. Bu aşk, gözlerde başlayıp gözlerde yaşanan ve yine gözlerde biten, vuslatın olmayacağını bile bile yine de kalplere söz geçirilemediği için başka bir âlemde yaşanacak bir aşk.”</p>



<p></p>



<p> <p><strong>Yazar : Buse Manolya Akgün (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©</strong></p>   <ul><li> <strong>Eylül</strong> isimli Buse Manolya Akgün&#8217;ün roman eleştirisini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. <strong>**</strong>Site üyeleri için</li></ul>   <pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a> Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a> Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>. Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre> </p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/eylul/">Eylül</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/eylul/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İntibah Eleştirisi</title>
		<link>https://kultursakarya.com/intibah-elestirisi/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/intibah-elestirisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Busemanolyakgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 May 2022 12:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Buse Manolya Akgün]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[intibah]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3723</guid>

					<description><![CDATA[<p>*Yazdığım bu yazı eleştiri adı altında benim düşüncelerime ait değerlendirmedir.*...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/intibah-elestirisi/">İntibah Eleştirisi</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>*Yazdığım bu yazı eleştiri adı altında benim düşüncelerime ait değerlendirmedir.*</p>



<p>1876 yılında yayımlanan roman Tanzimat Edebiyatının ilk edebi romanı olarak bilinir. Bu eser Namık Kemal tarafından Magosa’da yazılmıştır.Romanın asıl adı &#8220;Son Pişmanlık&#8221; tır fakat sonradan &#8220;İntibah&#8221; ya da “Sergüzeşt-i Ali Bey” olarak değiştirilmiştir.</p>



<p><strong>ÖZET</strong></p>



<p>Varlıklı bir ailede büyüyen Ali Bey’in babası vefat edince miras Ali Bey’e kalır.Fakat Ali Bey içine kapanık bir hayat yaşar. Annesinin ısrarı sonucu arkadaşı Atıf Bey ile birlikte Çamlıca’ya akşam gezmesine çıkar. Ali,burada tanıştığı Mahpeyker adındaki hayat kadınına aşık olur.Ali, bu kadını görmek için sürekli Çamlıca’ya gider ve sonunda tanışırlar. Mahpeyker, Ali Bey’i kendine bağlamayı başarır.Mahpeyker dışında hiçbir şey ile ilgilenmeyen Ali Bey, ailesi tarafından uyarılır fakat kimseyi dinlemez.Oğlunu bu kadından kurtarmak isteyen Fatma Hanım, Cariye Dilaşub’u satın alır.Bir gece evinde Mahpeyker’i bulamayan Ali Bey, onun başka erkeklerle gittiğini düşünerek Mahpeyker’i terk eder. Bir zaman sonra Dilaşub’tan etkilenen Ali Bey ona aşık olur ve cariyeyle evlenir. Mahpeykerin bu evlilikten haberi yoktur ve Ali Bey&#8217;in döneceğine inancı tamdır. Aradan 15-20 gün geçtikten sonra nazlanmayı bırakıp Ali Bey’e mektuplar yazar. Ali Bey, mektuplara cevap vermeyince Mahpeyker mektubunda kendini öldüreceğini belirtir. Bu mektubuna dönüt olarak Ali Bey; &#8220;Benim için varlıkla yokluk arasındasınız zaten, ben gönlümü koyacağım namuslu bir yürek buldum&#8221; tarzında bir yazı gönderir. Mektup eline gelince kahrolan Mahpeyker,en çok da &#8220;namuslu bir yürek&#8221; kısmına gücenir. Kendisi hayat kadını olduğu için kadının kendisinden üstün tutulması zoruna gider.(Kitaptan alıntı: Kadınlara göre en can çekici davranış,bir rakibin kendinden üstün tutulmasıyla yenilmektir.) Ali Bey&#8217;in ona geri dönmeyeceğini anlayan Mahpeyker intikam planları yapmaya başlar&#8230;İlk hareketi Dilaşub’a iftira attırmak olur.Ali Bey iftiraya inanır ve Dilaşub’u satar.Mahpeyker, Dilaşub’u satın alır ve ona çok kötü davranır.Mahpeyker, Dilaşub’u hayat kadını olması için zorlar ancak o namusunu korur. Ali Bey ile kavuşamayacağını anlayan Mahpeyker, Ali Bey’i öldürme planları yapar. Bu planı öğrenen Dilaşub , Ali’yi uyarmaya gider.Fakat o anda katil , Ali’nin montunu giyen Dilaşub’u Ali sanar ve onu öldürür. Bunu üzerine Ali Bey, Mahpeyker’i öldürür ve hapse girer.</p>



<p>Benim yorumuma gelecek olursak ;</p>



<p>Namık Kemal, ilk sayfalarda uzunca Çamlıca ve bahar tasviri yapsa da kitabın akıcılığı bozulmamış.Kitapta bu kadar fazla betimlemenin olması bence olayları daha da gerçekçi kılmış. Kadınların satılması çok uygun bir durum olmasa da zamandan ötürü normal bir durum olarak kabul ediliyor.Akıcı, etkileyici, duygusal tasvirler içeren,dönemin şartlarının yansıtıldığı bir roman diyebilirim.</p>



<p>Okurken zaman zaman şaşırdım, zaman zaman da çok sinirlendim. Fakat merak duygum hep vardı. Hoşuma gitmeyen tek bir kısım vardı ki o da kitabın ismi ,ben bir uyanış göremedim. Kitabın ismi Son Pişmanlık olarak kalabilseydi belki de daha anlamlı olurdu. ( Eserin adı Maarif Nezareti tarafından değiştirilmiştir.)</p>



<p>Eserde asıl çatışma Mahpeyker ,Dilaşub ve Ali Bey üçgeninde görülse de bence asıl çatışma Ali Bey’in annesi Fatma Hanım ve Mahpeyker arasındadır. En başından beri Mahpeyker’i istemeyen Fatma Hanım, bana göre oğlu uğruna Dilaşub’u da kurban etmiştir.</p>



<p><strong>Yazar : Buse Manolya Akgün (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>&nbsp;<strong>İntibah</strong> isimli Buse Manolya Akgün&#8217;ün roman eleştirisini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong></li><li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong></li><li>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin.&nbsp;<strong>*</strong></li><li><strong>*</strong>Site üyeleri için</li></ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>
Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a>
Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/intibah-elestirisi/">İntibah Eleştirisi</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/intibah-elestirisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tanzimat Döneminin Kıskançlığı Simgeleyen Eseri Zehra</title>
		<link>https://kultursakarya.com/tanzimat-doneminin-kiskancligi-simgeleyen-eseri-zehra/</link>
					<comments>https://kultursakarya.com/tanzimat-doneminin-kiskancligi-simgeleyen-eseri-zehra/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Busemanolyakgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 May 2022 12:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[Buse Manolya Akgün]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[NabizadeNazım]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya kültür sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kultursakarya.com/?p=3559</guid>

					<description><![CDATA[<p>*Yazdığım bu yazı eleştiri adı altında benim düşüncelerime ait değerlendirmedir.*...</p>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/tanzimat-doneminin-kiskancligi-simgeleyen-eseri-zehra/">Tanzimat Döneminin Kıskançlığı Simgeleyen Eseri Zehra</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>*Yazdığım bu yazı eleştiri adı altında benim düşüncelerime ait değerlendirmedir.*</p>



<p>Tanzimat Dönemi sanatçılarından biri olan Nabizade Nazım’ın kaleme aldığı &#8216;Zehra&#8217; adlı roman , yazarın vefatından sonra arkadaşı tarafından “Servet-i Fünun” dergisinde tefrika edilmiş. Bu roman Türk Edebiyatında ‘ilk psikolojik roman denemesi’ özelliği taşır.</p>



<p><strong>KİTABIN ÖZETİ</strong></p>



<p>Ana karakterlerden biri olan Zehra doğuştan kıskançlık sahibidir. Bu durum onda o kadar üst düzeydedir ki kendi kardeşini bile kıskanır. Zehra’nın babası Şevket Efendi , kızının bu hallerine artık tahammül edemez ve eğer evlenirse kızındaki bu durumun sona ereceğine inanır. Şevket efendi, bir gün yanında çalışan Suphi’yi işleri tamamlamak için evine çağırır. Her şey aslında o gün başlamıştır. İşlerden bunalan Suphi bir anlığına camdan dışarı bakmak ister ve o an dışarıda Zehra’yı görür ve ondan çok etkilenir. Bunu gören Şevket Efendi, Suphi’nin Zehra’ya karşı bir şeyler hissettiğini sezer. Şevket Bey , Zehra’nın da Suphi’ye ilgili olduğunu görünce ikisini evlendirir. Bu şekilde kızının kötü huylarından arınacağına inanır.</p>



<p>Evliliğin başında Zehra gerçekten de kötü huylarından yavaş yavaş kurtulmuştur , ta ki bir gün Suphi’nin annesi onlara yardımcı olsun diye güzel ve zeki bir cariye getirene kadar… Cariyenin adı Sırrıcemal’dir. Sırrıcemal, Kafkas asıllı güzel bir kızdır. Cariye hiçbir şey yapmadığı halde Zehra’nın kıskançlığının hedefi olmuştur. Zehra utanmadan sıkılmadan bütün nefretini ve kıskançlığını cariyenin suratına kusmaktadır. Suphi ise ilk başlarda kıza sadece üzülse de yavaş yavaş cariyeye karşı ilgi duymuş , hatta ona aşık olmaya başlamıştır.</p>



<p>Sırrıcemal ve Suphi birbirlerine aşklarını itiraf ettikten sonra Zehra ve Sırrıcemal sürekli kavga etmiş , birbirlerine asla huzur vermemişlerdir. Suphi artık bu kavgalara dayanamaz ve Sırrıcemal ile birlikte yeni bir evde yaşamaya başlarlar. Zehra’nın kıskançlıktan gözü dönmüştür,intikam planları yapıp durur. Zehra, onların her yaptığından haberdar olmak için Habibe Molla’yı bulur . Bu kadın Suphi ve Sırrıcemal’in izini sürür ve her yaptıklarını Zehra’ya haber verir. Daha sonra onlara ders vermek için fahişe bir kadın bulur ve ondan Suphi’yi kendisine aşık etmek ister. Bu kadının adı Urani’dir. Urani ,Zehra’nın istediklerini yapar. Artık Suphi bu kadının aşkıyla yanıp tutuşmaktadır. Nitekim Sırrıcemal’de , Zehra’nın yaşadığı her şeyi yaşar ve kıskançlıktan deliye döner.Sırrıcemal artık bu duruma dayanamaz ve intihar eder. Suphi’nin parasını yiyen Urani, adamın parası kalmayınca ondan ayrılır. Suphi bu duruma önce çok üzülmüştür fakat daha sonra Urani’yi başka adamla görünce içindeki öfke duygusu kabarmıştır. Suphi, yanındaki adamı ve aşık olduğu kadını öldürür. Polisler delil yetersizliğinden Suphi’yi sürgün eder. Artık intikamını alıp kazanan Zehra olmuştur fakat Suphi’ye olan sevdası hala sürdüğü için yataklara düşer ve ölür.</p>



<p>Bu kitap hakkında benim yorumlarıma gelecek olursak, yazarın okuduğum ilk kitabıydı , o kadar akıcıydı ki elimden bırakmadan soluksuz okudum.Romanın içerisinde yazarın okuyucuyla konuşuyormuş gibi fikirlerini yazması yazarla bağ kurmamı sağladı. Eser genel olarak Zehra karakterinin kıskançlık ve intikam duygusu üzerinde yoğunlaşmış olsa da her karakterin psikolojik tahlillerinin yapılması ve karakterlerin yaşadığı duyguları okuyucuya derinlemesine işlemesine hayran kaldım. Eserde kadın-erkek ilişkileri Tanzimat dönemine göre işlenmiş. Zehra karakterinden yola çıkılarak insanların kişisel özelliklerinin kader motifinde önemli bir yere sahip olduğu vurgulanmış.Tabi ki her Tanzimat dönemi eseri gibi döneminden çokca izler taşımakta,örneğin esir kadın (cariye) karakteri burada da mevcut.</p>



<p>Kitabın sonunda Zehra intikamını almış , kazanan o olmuş gibi duruyordu fakat aslında bütün hayatını bir intikam uğruna mahveden,sonunda da acı içinde ölen o olmuştu. Yani bence asıl kaybeden en başta Zehra idi . Karakterlerin hepsi yaşattığını tam anlamıyla yaşadı. Bana göre kitaptaki asıl suçlu , Suphi’dir.</p>



<p>Kadınlara olan zaafı ve sadakatsizliği yüzünden herkesin canı yandı. Bazı duyguların aşırıya kaçması hem etrafa hem de insanın kendisine çok büyük zararlar verir. Nitekim burada da kıskançlık ve intikam duygusu hazin bir sonu beraberinde getirmiştir.Benim bu eserden çıkardığım ders , hiçbir duygunun aşırıya kaçmaması gerektiği ve bir insana körü körüne bağlanmamak gerektiğidir.</p>



<p>Bu eserle ilgili çok daha detaylı bir bilgiye sahip olmak isterseniz buraya bir makale bırakıyorum. Keyifli okumalar dilerim.</p>



<p><a href="https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/59678" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Makale Bağlantısı</a></p>



<p><strong>Yazar : Buse Manolya Akgün (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©)</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li>&nbsp;<strong>Tanzimat Döneminin Kıskançlığı Simgeleyen Eseri Zehra</strong> isimli Buse Manolya Akgün&#8217;ün kitap eleştirisini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.<strong>*</strong></li><li>Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin<strong>*</strong></li><li>Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin.&nbsp;<strong>*</strong></li><li><strong>*</strong>Site üyeleri için</li></ul>



<pre class="wp-block-preformatted">Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya <a href="https://kultursakarya.com/register/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Üye Ol</a>
Daha fazla edebi içerik için <a href="https://kultursakarya.com/sanat-ve-edebiyat/">Sanat ve Edebiyat</a>
Diğer içerikler için <a href="https://kultursakarya.com/">Ana Sayfamız</a>.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen <a href="https://kultursakarya.com/bize-ulasin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Başvuru Formumuz</a></pre>
<p>The post <a href="https://kultursakarya.com/tanzimat-doneminin-kiskancligi-simgeleyen-eseri-zehra/">Tanzimat Döneminin Kıskançlığı Simgeleyen Eseri Zehra</a> appeared first on <a href="https://kultursakarya.com">Kültür Sakarya</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kultursakarya.com/tanzimat-doneminin-kiskancligi-simgeleyen-eseri-zehra/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
