Eleştiri

Mai ve Siyah

3
LütfengirişveyaKayıt Olyapmak için

Mai ve Siyah, Halit Ziya Uşaklıgil tarafından 1896-97 yılları arasında Servet-i Fünun dergisine tefrika edilmiştir.

Özet 

Lise son sınıfta babasını kaybeden Ahmet Cemil, evin ve ailesinin geçimini sağlamak için liseyi bitirdikten sonra çalışmaya başlar. Aslında ona kalsa bütün gününü edebiyat dünyasına bir yenilik getireceğini düşündüğü şiiri ile geçirmek ister. İçinde bulunduğu kötü durum yüzünden bu hayallerini erteler ve polisiye romanları çevirerek para kazanmaya çalışır. Ama o dönem, sayıları fazla olmayan kitapçılar Ahmet Cemil’in yaptığı çevirileri neredeyse yok denecek paraya satın alırlar. Ahmet Cemil zor şartlar altında çalışmak istemez ve kendine bir çıkış kapısı bulur. ‘Mirat-ı Şuun’ adlı gazetede yazar olarak hikayeler çevirecektir. Hayatı düzene girmeye başlayınca, ünlü bir yazar olma hayalleri için yeniden çalışmaya başlamak ister. Ahmet Cemil yazacağı eser hakkında çok büyük hayaller kurarak hayatını sürdürür.

Çalıştığı gazetede onun gibi yazar olan Raci ile fazla geçinemez. Raci, Ahmet Cemil’in düşüncelerinin aksini savunan biridir. Ahmet Cemil’in liseden arkadaşı Hüseyin Nazmi, onun gibi edebiyata aşıktır ve Ahmet Cemil’in aksine varlıklı bir ailesi olması edebiyat ve sanat ile rahatça ilgilenebilmesine olanak sağlar. Ahmet Cemil, Hüseyin Nazmi’nin kardeşi Lamia’ya aşıktır. Fakat aşkını bir türlü itiraf edemez. Bunun en büyük sorunu, aralarındaki maddi durumdur. Varlıklı bir kız ancak varlıklı birine eş olabilir. Ahmet Cemil’in ün ve şöhret sahibi olmak istemesinin en büyük sebebi de, Lamia’ya layık bir hayat kurmaktır. Eğer başarabilirse onunla evleneceğine inanır.

Ahmet Cemil’in çalıştığı gazetenin sahibinin oğlu Vehbi Bey, Ahmet Cemil’in kız kardeşi İkbal ile evlenir. Maddi birikimi olmadığı için çeyiz ve düğün masraflarının tamamını erkek tarafı karşılar. Vehbi Bey, eve iç güveysi geldiği için Ahmet Cemil kendini huzursuz hisseder ve eve uğramamak için önce ilk bir hafta arkadaşı Hüseyin Nazmi Bey’in köşkünde kalır . Daha sonra ise kendine fazladan özel dersler alır. Başlarda her şey güzel gidiyormuş gibi görünse de Vehbi bey kötü alışkanlıklarına geri döner. Evin hizmetçisi Seher hanımı taciz eden, karısını tartaklayan kötü bir insan olmuştur. Vehbi Bey yine sinirlendiği bir zaman, İkbal’in hamile olduğunu bile bile karnına tekme atar. İkbal, bu tekme yüzünden çocuğunu düşürür. Kanaması durmayan İkbal ne yazık ki hayatını kaybeder.

Bu olaylar yaşandıktan sonra Ahmet Cemil, arkadaşı Hüseyin Nazmi’den yeni haberler alır. Hüseyin Nazmi Bey’in Avrupa’ya tayini çıkmıştır. Bu durum arkadaşını sevindirdiği için Ahmet Cemil’i de mutlu eder. Hüseyin Nazmi Bey, Lamia’nın da bir subay ile evlendirileceğini söyler. Ahmet Cemil’in dünyası başına yıkılır. Lamia’nın isteği dışında evlendirileceği kanaatine varır önce. Bu yüzden aşkını itiraf etmeyi düşünür fakat maddi durumundan dolayı bu fikirden de sevdasından da vazgeçer.

Ahmet Cemil, çok sevdiği kız kardeşinin ölümü üzerine aşık olduğu kadını da kaybedince kendini yenilmiş hisseder. Artık yaşamak için hiçbir sebebi kalmaz. Elinde kalan tek şey eseridir. Bu eseri de ailesi ve İkbal için bitirmek isteyen Ahmet Cemil hiç düşünmeden eserin müsveddelerini ocağa atar ve yanışını seyreder. Ahmet Cemil için İstanbul’un bir anlamı kalmaz. Tayinini ister. Annesini yanına alıp bir gemiye atlayarak İstanbul’a veda eder. Ahmet Cemil, geminin yola devam ettiği bir gece intihar etmek için geminin kenarına yaklaşır. İntihar edeceği sırada annesinin sesini duyar. Bu ses onu düşüncelerinden uzaklaştırır ve intihar etmekten vazgeçer. Ahmet Cemil, annesi ile birlikte yeni hayatlarına devam ederler.

Benim yorumuma gelecek olursak;

Bu eser, Fransız yazar Stendhal’ın ‘Kızıl ve Kara’ adlı eserinden esinlenmiştir. Halit Ziya’nın usta işi romanıdır. Baştan sona kurgulanmış ilk romanımızdır.

Romanda mavi; göğün, umudun simgesidir. Siyah ise toprak, ölüm ve umutsuzluğun simgesidir. Mai ve Siyah, bir hayal kırıklığının romanıdır. Mavi başlayan hayaller sona doğru siyaha dönmüştür.

Yazar, Ahmet Cemil ile bütün Servet-i Fünuncuların düşüncesini dile getirmek istemiştir. Yani Servet-i Fünun yazarının temsilidir Ahmet Cemil karakteri.

Halit Ziya’nın çok ağır ve ağdalı bir dili var bunu kendisi de kabul ediyor. Eserine de bunu yansıtmış. Fakat 1938 yılında bizzat kendisi bu eseri sadeleştirmiştir.

Eseri okumaya başladığımda daha basit bir roman bekliyordum fakat her sayfasında hayran kaldım. Kitabın psikolojik tahlil yönü bakımından pek bir beklentim yoktu fakat karakterlerin ruhsal durumları çok iyi yansıtılmıştı. Karakterlerin çoğu beni çok etkilemişti özellikle İkbal… Masum bir çocukken evlenerek gerçek hayata atıldı ve yanlış evlilik sonucu hem çocuğunu kaybetti hem de yaşamından oldu. İkbal’in olduğu her bölümde gözlerim sulu suluydu. Fakat bana en çok dokunan karakter Ahmet Cemil oldu. Etrafındaki bunca olumsuzluğa rağmen tutunduğu mavileri siyah bir geceye teslim eden Ahmet Cemil…

Kitabı özetleyen alıntı ile yazımı bitirmek istiyorum.

“Ah! Biçare hırpalanmış, ezilmiş hayat… Mai bir gece ile siyah bir gece arasında geçen şu nasipsiz, bahtsız ömür! Bir bârân-ı elmas altında inkişaf ederek şimdi bir baran-ı dürr-i siyahın altında gömülen o emel çiçekleri!…” 

Yazar : Buse Manolya Akgün (Tüm Hakları Saklıdır. All rights reserved. Kültür Sakarya 2022 ©

  •  Mai ve Siyah isimli Buse Manolya Akgün kitap eleştirisini beğendiysen ve diğer içeriklerimize göre sitede daha çok gösterilmesini istersen başlığın altındaki yukarı ok tuşuna basabilirsin.*
  • Eğer favorilerine kaydetmek istersen kalp tuşuna basabilirsin*
  • Daha sonra bakmak için kitap ayracı butonuna basıp içeriği kaydedebilirsin. *
  • *Site üyeleri için
Eğlenceli ve kültür dolu dünyamıza katılmak için Kültür Sakarya'ya Üye Ol
Daha fazla edebi içerik için Sanat ve Edebiyat
Diğer içerikler için Ana Sayfamız.
Yetmez! Ben bu güzel sitede içerik üretmek istiyorum dersen Başvuru Formumuz
Keder
Kalbim Kırılır Mı?

Reactions

1
1
0
0
0
0
Bu gönderi için zaten tepki verdin.

Tepkiler

1
1

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir